Peki geç endüstriyel toplumun devasa bir kötürümleştirici hizmet dağıtım sistemiyle kaynaşması neden isyanlara sebep olmuyor? Bunun başlıca açıklaması, sistemin sahip olduğu illüzyon üretme gücü olsa gerektir. Profesyonellerin denetimi altındaki kurumlar ayrıca yöneticilerinin vaat ettiği şeylere güven yaratan güçlü ritüellere de sahiptir. Okullar Johnny'ye yalnızca okumayı değil, öğretmenlerden öğrenmenin "daha iyi" olduğunu, zorunlu okul eğitimi olmasa yoksulların çok daha az kitap okuyacağını da öğretir. Otobüsler hareket kabiliyeti kazandırmakla kalmazlar, tıpkı sedanlar gibi çevreyi yeniden şekillendirip yürümeyi uygunsuz bir şeye de dönüştürür. Avukatlar vergiden kaçınma imkânı sağlamanın yanı sıra, sorunları yasaların çözdüğü fikrini de yayarlar. Önde gelen kurumlarımızın sürekli büyüyen bir işlevi de yurttaşları uzmanlarca kurtarılması ve korunması gereken birer müşteriye dönüştüren üç adet illüzyon/yanılsama setinin geliştirilmesi ve idame ettirilmesidir.