İnsanın bir dostunu özlemesi gibi özlüyorum ve burnumda tütüyor küçüklüğümün en nadide anıları.
Kuzine sobamızı tahayyül ediyorum önce, sonra sobanın etrafında dönen minik, mutlu dünyamızı.
Şimdi, ne üzerinde kaynayan bir çaydanlık var, ne kış günlerinin vazgeçilmezleri kestane, patates, portakal, mandalina kabuğunun soba üzerine bırakılınca çıkardığı o büyüleyici kokusu.
Ne de lambaları dinlendirdiğimizde sobanın üzerindeki havalandırma kapağından yanan ateşin tavana yansıyan endamlı raksı…