O zamanlar insanlar Akhilleus'u sevdiğim fikrini tartışmasız bir gerçek olarak kabul ederdi, hâlâdaöyle. Niye sevmeyecektim? Kuşağının en hızlı, en güçlü, en cesur, en güzel adamı yatağımdaydı,onu nasıl sevmezdim?
Kardeşlerimiöldürdü.
Biz kadınlar tuhaf yaratıklarız. Ailelerimizi öldürmüş adamları sevmeye yanaşmayız.
Pyrrhos'a defalarca söylendiği üzere Akhilleus fok gibi yüzermiş, gerçek memleketi denizmiş gibi yüzermiş. Bir keresinde o kadar uzun süre suyun altında kalmış ki Patroklos onu kurtarmaya koşmuş, sonra Akhilleus'un birkaç yüz metre açıkta yüzeye çıktığını görmüş. Bu sahne, zihninde babasıyla ilgili en berrak görüntülerden biri: Denizde ta açığa dek yüzen bir adam, kıyıda bekleyen bir diğer adam. Ama şimdi ilk defa, bu sahnenin akla sığmadığını fark ediyor. Patroklos niye endişeliydi? Yunan ordusunun en güçlü yüzücüsünün sakin bir denizde yüzmesinden ötürü mü?
Anlamadığı çok şey var.