Ahmet Haşim, kıçını ısıran bir tahtakurusu ile uyanıp gece vakti; yarım saat, bir saat kitap okuyordu. Şimdiki yazar müsveddeleri ise kıçında uçuşan pirelerle kitap yazıyor.
Neyse, iyi uykular.

sinem çeşit, Milena'ya Mektuplar'ı inceledi.
15 May 09:10 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitabın tamamını ele aldığımda içime işleyen arzuyu şu şekilde cümlelere dökmüş; "Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken (iyi uykular diliyorum!), seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?"

Şimdi Uyumam Lazım /01.17
Benim kendime iyi gelmeyen bir yanım var-o daha çok acıtıyor beni-huzursuzluk yayılmış her zerreme-hiçbir yerde değilim olamıyorum-kendime sığamıyorum-yerim yok gibi geliyor bu evrende-davranışlarım kadar yersiz ve dengesizim..-Uykular çekiyor beni şimdi-kar uykusu gibi-uyursam ölecek gibi-sanki huzuru bulacak gibi-Uykular çağırıyor beni-Uykular -...

Sevgili 1000kitap ailem; 1000mektup yazmak isterdim herbirinize.
Yazmalıyım diyordum. Anlatmalıyım. Ama kime? Kime anlatılır ki bu? Nasıl anlatılır? Zaten anlatabilecek olsam çoktan çözülmez miydi o katran tutmuş düşünceler? Neye ihtiyacım vardı peki? Nasıl gelebilirdim üstesinden? Çamaşır suyu cilde zarar ama çözülmeli bu katran da. "Okumak gerek" dedim işte o zaman. Okuyalım öğrenelim. Her şeyin cevabı yok mu bu kitap denen mucizenin içinde? Elbet onun da cevabı bulunur. Her zaman okuduğumdan daha fazla okudum. Okumak da yetmedi, okuduklarımdan konuşacak insanlar aradım. Herkesle her konu da konuşulmaz ki, zorlayamazsın kimseyi. İşte tam o sırada harika bir karışım buldum! Üstelik tamamen doğal. Her çeşit insanı bir araya toplamışlar; tek ortak noktaları kitapların birer mucize olduğuna inanan. Ve sunmuşlar piyasaya. İddia da şu "çözecektir kalbinizdeki tüm kiri, pası." Hayatımda gördüğüm en etkili karışım! Öyle ki içinde bir tane bile "ben bunu sevmedim" dediğim madde yok. Acısı da var, tatlısı da. Güler yüzlü tatlı dillisi de var, sert üsluplusu da. Rus Edebiyatı tutkunu olan da var, postmodern roman yahut çizgiroman aşığı olan da. Hatta ve hatta bu devirde benden başka mektup yazanlar bile varmış; bu karışım sayesinde öğrendim.

Her birinden yepyeni tarifler öğrendim. Ne çok yazar, ne çok kitap ıskalamışım bugüne kadar! Oysaki tam da oymuş vücudumun ihtiyacı olan.
Yalnızca vücuduma/beynime mi iyi geldi sanıyorsunuz? Aldığım her bir kitap kargosu ile, içinden çıkan mektuplar ve notlar ile; incelemelerde, alıntılarda, iletilerde, yorumlarda konuştuğumuz her şey ile ruhum da çiçekler açtı yeniden. Etkinlikler ile sevinci ve umudu paylaştım. Hatta yeri geldi bir tek kelime üzerine uzun uzun konuşmalar yaptık.

Demem o ki sevgili 1000kitap ailem; siz her biriniz, tek tek, hiç farkına bile varmadan ve belki de hiç çaba harcamadan, yalnızca kendiniz olarak bana çok iyi geldiniz. Ve gelmeye de devam ediyorsunuz. Minnet borcum çok büyüktür size. Kimi zaman önerdiğiniz/önermediğiniz kitaplar ile zihnimi; kimi zaman yazdığınız öyküler ile ruhumu aydınlattınız. Belki başka yerde denk gelmediğim için hiç öğrenemeyeceğim bilgileri öğrettiniz bana. Baş tacım yapacağım yazarlar ile tanıştırdınız beni. En önemlisi de bazılarınız gerçekten kağıt kalem ile, bazılarınız bilinçsizce -satır aralarında- mektuplar yazdınız bana ve hep söylediğim gibi; mektup iyileştiriyor. Ne iyidir başka bir insana iyi gelmek. Siz de bir başkasına iyi geldiğinizin bilinci ile kapatın bugünü istiyorum. En huzurlu uykular da sizin için olsun. Her daim.

Mesela neden senin odanda duran,sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken,uzanırken ya da uyurken(iyi uykular diliyorum!),sni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim?Neden değilim?



FRANZ KAFKA