ne var ki gene de bir sılanın hasretini taşıyor ofset yüzlerinde
uzak, derin, hülyalı
içlerinden birine bakarken bunlar geçti aklımdan
böyle bir sevda hikayesi
kısacık, yalın, sıcak, hayatla iç içe
oysa el değmemiş yanı kalmamış bir konu, tepe tepe kullanılmış yıllarca
dedi: bilemedim kıymetini, bağışla, geç anladım
dedim: boşver be aslanım, aldırma
zaten hançer yarası sırtımız
olacaksa da ölümün elinden olsun ayrılığımız
artık yar olmaz benden sana
etimi satın alabilirsin, ama ruhumu asla!
o kadar çok anlattım ki
kendime kaldım anlatmaktan
bunaldım kendiyle boğuşmasını
başkalarında çözmeye çalışan insanlardan
usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan, ofset (duyarlıklardan,
çeyrek aydınlanmalardan