• 5 yaşında yahu..Ne yüreğim ne de aklım el vermiyor :((( Bu pedofil şeytanların sağıltılması imkânsız bana göre onun için toplum içinde olmaları çok büyük tehlike.Çözüm onları toplum içinden elimine edip bir hücrede tutmak (Hattâ bana kalırsa yok etmek). Bu nasıl mümkün olur bilmiyorum ama mümkün olmazsa halk bunun cezasını en ağır şekilde verir.Bu da toplum psikolojisinin yol açtığı en ağır sonuçlardan biri.. Bu şeytanlar sadece bizim ülkemizde değil her yerde var ve kamufle olmayı iyi beceriyorlar. 'Abducted In Plain Sight' adında bir film Netflix'te bi izleyin derim.Ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız..Şunu diyebiliyorum sadece çok üzgünüm.Lanet pislikleri ıslah edin artık...😡😡😡😡
  • 320 syf.
    ·1 günde·Beğendi·8/10
    Dipnotum:
    İlk gerçek; bu bir kitap değil ve kitaplığımda olmaması gerekir!
    İkinci gerçek; edebi değeri çok yüksek cümleler içeriyor.
    Tek gerçek; bu yazılar Oğuz Atay kokuyor.

    Özel Notum: Senaryo kırıntılarından, kitap okumak farklı bir tat.

    Kitap Yorumum: Poyraz Karayel Türk televizyonlarında ya-yınlanmış bir dizi. (Benim için en iyi diziler içerisinde.) Oğuz Atay’ın yazılarının etkisinde kalan bir başkahramanın hayatı anlatılıyor. Ve en güzeli, yardımcı karakterlerinde aslında birer başkarakter olması… Oğuz Atay’ın romanları dizi yapılsaydı, Oğuz Atay bu kadar güzel anlatılamazdı. Oğuz Atay’ı okuyun. Poyraz Karayel dizisini izleyin. Zaten bu senaryo kırıntılarından oluşan kitabı alacaksınız.
  • Stalin en şedit cinayetlerini planladığı çalışma odasına yakın Komünist Parti ileri gelenleri ile dostlarını toplamış sohbet ediyordu.
    Votka şişelerinin biri gidip, diğeri geliyordu. Kafalar iyice dumanlanmıştı. Stalin kan çanağına dönmüş gözlerini etrafında dalkavukluk yarışına girmiş adamlarına çevirerek elindeki çatalı önündeki Votka şişesine vurur ve herkesi dikkatle kendisini dinlemeye davet ederek sorar:
    - Saçını ihtilalde, halk içinde, devlet yönetiminde, bürokraside ağartmış dostlarım...
    Söyleyin bakalım halkın yönetime baş eğmesi, kayıtsız şartsız itaat etmesi için yöneticiler ne yapmalı, nasıl davranmalıdır?
    Her dumanlı kafadan bir ses çıktı..
    Kimisi adaletten, haktan söz etti. Kimisi demokrasiden....
    Kimisi sürgünden, sehpadan, hapisten...
    Kitlesel cinayetlerin deha çapındaki katili Stalin, beğenmedi adamlarının izahatlarını...
    Bir kadeh daha votka çekerek şöyle dedi:
    - Halkın karşınızda baş eğip durması için ne yapmanız gerektiğini durun da şu beyinsiz kafalarınıza çivi gibi çakayım...
    Hemen hizmetçileri çağırıp emretti.
    - Çabuk bana bir tavuk getirin...
    Aceleyle bir tavuk kapıp getirdi adamları... Stalin, kafaları iyice dumanlanmış adamlarının gözleri önünde başladı canlı canlı tüylerini yolmaya tavuğun,...
    Bütün tüyleri yolunup cascavlak kalan tavuğu odanın ortasına salıverdi, lider...
    - Şimdi izleyin bakalım nereye gidecek bu şaşkın tavuk...
    Zavallı tavuk bu azaptan kaçıp kurtulayım diye aralık kapıdan dışarı canını atayım diyor, soğuktan tir tir titriyor...
    Masaların altına giriyor, köşeli masa ayakları canını yakıyor...
    Duvar diplerine koşuyor teleksiz, tüysüz kanatları yara bere içinde kalıyor...
    Şömineye yaklaşıyor tüysüz derisi kavruluyor...
    Çaresiz, tüylerini yolan Stalin'in bacakları arasına saklanıp, sığınıyor...
    O zaman Stalin, cebinden bir avuç yem çıkarıp önüne tane tane atıveriyor yolunmuş tavuğun...
    Yemlenen tavuk, Stalin nereye yönelse peşinden koşuveriyor..
    Ağızları bir karış açık kalan dostlarına bakıp, pos bıyıklarının altından gülerek şöyle diyor Stalin:
    - Gördünüz mü, Halk dediğiniz topluluk bu tavuk gibidir. Tüylerini yolup al ve serbest bırak...
    O zaman yönetmek kolay olur...
  • Dün çok merak ettiğim Kurye (The Mule) filmini izledim. Imdb puanı 7.1 filmi beğendim. Vaktiniz olursa izleyin. Film önerileriniz olursa izlerim. Teşekkürler
  • 464 syf.
    ·1/10
    İnternette kitap satan bir sitede indirimde görmüştüm . %75 indirim vardı ve ben de fantastik kitapları sevdiğim için o zamanda çıkmış olan serinin tüm kitaplarını aldım . Keşke almaz olsaydım . Tam bir vasatlık abidesi . Son kitabını okumaya bile dayanamadım . Sürekli aynı tabirler olduğu için sonlara doğru paragraf atlaya atlaya okudum . Yok kafasını böyle kopardım , yok böyle kokuyor . Hep aynı cümleler . Üstelik anlatım tarzı kötü . Zaten hikaye bana saçma geldi . Sonlara doğru kitap hissi de vermedi bana . Hiç sonu gelmiyecekmiş gibi yazmış durmuş . Zombi istilası olsaymış günlerimiz nasıl geçermiş onu anlatmış . Sıkıcı yani . Zaten hikayede tutarsızlık var . Bunu okuyacağınıza dizisini izleyin en azından ingilizceniz gelişir . Çünkü bu kitabın kanser hücreleri hariç size kattığı bir şey yok .
  • Aşk sizi çağırdığı zaman, onu izleyin... Yolları zorlu ve dik olsa da.