Tüm ailenin bir anda kahvaltıya oturduğu, işe geç gidip erken gelindiği, ertesi gün de hep evde olunacağını bildiği gün olması nedeniyle çok severdi cumartesileri.
Her gün, düzenli olarak odaya konan bir ibrik suyun bitmesi, takunyaların ıslanması, büyükler için büyülü bir anlam taşımaktan öteye gitmemişti hiçbir zaman. Bunu başkasından duysa, hurafe, cahil insanların hayatlarına heyecan katmak için uydurdukları masal der geçerdi. Ama tüm bunları bizzat yaşamıştı.
Hayal dünyası adını verdiğimiz "tavan arasında" kimin ne zaman koyduğunu bilmediğiniz sandıkları açmaya kalkacak olsanız, bir kurgu hazinesine ulaşabilirsiniz.