Bu son ayrılık saatinde niçin hakikati saklamalı? Bu okumıyacağım defteri ben senin için yazdım Kâmran. Evet, ne söyledim, ne yazdımsa hep senin içindi. Yanlış, çok yanlış bir iş tuttuğumu bugün artık itiraf edeceğim. Ben, her şeye rağmen seninle mesut olabilirdim. Evet, her şeye rağmen seviliyordum, sevildiğimi de bilmiyor değildim; fakat bu, bana kâfi gelmedi. İstedim ki çok, pek çok sevileyim, kendi sevdiğim kadar değilse bile -çünkü buna imkan yok- ona yakın sevileyim. Bu kadar sevilmeğe benim hakkım var mıydı? Zannetmem Kâmran. Ben, küçük, cahil bir kızdım. Sevmenin, kendini sevdirmenin de bir yolu var, değil mi Kâmran? Halbuki ben bunları hiç, hiç bilmiyordum. Senin Sarı Çiçeğin -taş atmak için söylemiyorum Kâmran inan bana, mademki seni mesut etti, ben hayalimde onunla barışıyorum- kimbilir, ne cazibeli bir kadındı! Kimbilir, sana ne güzel şeyler söylüyor, ne güzel mektuplar yazabiliyordu. Ben, belki senin çocuklarına, çocuklarımıza iyi bir anne olacaktım. O kadar.
Kâmran ve Feride arasında neden bir yüzleşme sahnesi yazılmamış? Hiçbir şey olmamış gibi davranmaları hoşuma gitmedi, tamam, anlamış olabilirsin onun seni affettiğini falan ama konuşmadan olmaz sonuçta. Bu kesinlikle büyük bir eksikti. Ayrıca kızlar o kadar değersiz ki, vay anasını kızın haberi olmadan, kız daha uyurken onu evlendirmişler.
Munise karakterine o kadar bayılmadım iyi kızdı ama sadece o kadar. Fakat ölümünde Feride'nin tepkilerine düşüncelerine o kadar çok üzüldüm ki... Kitabın en üzücü kısımlarından biriydi.
Bazı kısımlar sıkıcı olabiliyordu, ama yine de okumaya değer bir kitaptı. Sanırım ben üzücü son dram okumayı bekliyordum biraz - daha doğrusu mutlu son olacağını biliyordum ama bir umut...
— Öyle değil, Kâmran, "Ben, Gülbeşeker'i sevdim" de,
Kâmran, bu çocukça ısrarı anlamayarak gülüyordu:
— Ben Gülbeşeker'i sevdim.
— Bir kere daha Kâmran, "Ben Gülbeşeker'i çok seviyorum." de.
— Ben Gülbeşeker'i çok seviyorum, senin istediğin kadar çok seviyorum, dedi.
Feride, bir çocuk sevinciyle ellerini çırptı, fakat dudakları gülerken gözlerinden yaşlar geliyordu.