Ah, bir leş benim suçum, gökleri tutuyor kokusu;
En eski lanet, kardeş kanı var içinde.
Dua da edemiyorum, ne kadar istesem de,
Günahım ağır basıyor dua isteğimden.
İki işten birini seçemez olunca
İkisini de yüzüstü bırakanlar gibiyim.
Nedir bu? Şu kırılası ellerin üstünde
Kardeş kanı bir parmak kalınlığında da olsa,
Hiçbir yağmur, hiçbir rahmeti göklerin
Yıkayamaz mı, bembeyaz edemez mi bu elleri?
Rahmet neye yarar bir suç olmazsa silinecek?
İnsan iki şey beklemez mi dualarından:
Günah işlememek, işleyince de bağışlanmak.
Kaldır öyleyse başını: Bir günahtır işlemişsin.
Kaldır, ama hangi duaya sığar senin yaptığın?
Bağışla bu korkunç suçumu, diyebilir miyim?
Diyemem, çünkü bende, elimde duruyor hâlâ
......
Nasıl bağışlanır suçunu başında taşıyan?
Çamurlu, pis yollarında bu dünyanın
Altın dolu eller adaleti yanıltabilir;
Kanunları satın aldığı çok görülmüştür
Cinayet kanlarına bulanmış kazançların.
Ama yukarıda, alavere dalavere yok yukarıda,
Ne yaptıysan tıpatıp onu bulursun yukarıda,
Orada tepeden tırnağa, bütün suçlarımızı
Ortaya dökmek zorundayız.
Ne yapmalı öyleyse? Ne kalıyor yapılacak?
Suçluyum demek, diyebilmek, evet, büyük şey bu,
İnanıyorum söylediğini candan söylediğine,
Ama bugünkü karar yarın bozulur çok kez.
Hafızanın kulu olmaz kararımız,
Çabuk doğduğu için büyümeden ölür,
Nasıl ki ham meyve dalında durur da,
Oldu mu kendiliğinden düşüverir yere.
Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak,
En çabuk unuttuğumuz şeydir, ne yapsak.
Tutku bitti mi, istem de biter gider,
Ateşli sevinçler de kederler de
Yeminleri yakarlar kendileriyle birlikte.
Sevincin en coştuğu yerde dert en çok yerinir,
Bir dokunmada dert sevince döner, sevinç dertlenir.
Madem bu dünya bile yok olacak bir gün
Sevginin bitmesine insan neden üzülsün?
Sevgi mi kaderi kovalar, kader mi sevgiyi?
Daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi.
Düşen büyük adamı en sevdiği unutur,
Yükselen züğürde düşmanları dost olur.
Sevgi talihin peşindedir diyecek insan
Bunca dost görünce büyüklere kul kurban!
Başı darda olan dayanak aramayagörsün,
Sözde dostları düşman kesilir bütün.
Gerçeği büyütmek ya da küçültmekle bilgisizleri güldürebilirsiniz, ama bu bilenleri üzer; oysa bir tek bilgili dost, bilgisiz bütün bir kalabalıktan daha önemli olmalı sizin için.
HAMLET
Hele hele! Siz doğru sözlü müsünüz?
OPHELIA
Efendimiz?
HAMLET
Güzel yüzlü müsünüz?
OPHELIA
Ne demek bu efendimiz?
HAMLET
Şu demek ki, doğru sözlü güzel yüzlüyseniz, doğruluğunuzun güzelliğinizle hiçbir alışverişi olmamalı.
OPHELIA
Güzelliğin doğruluktan daha iyi bir arkadaşı olabilir mi?
HAMLET
Olur ya! Çünkü doğruluğun gücü güzelliği kendine benzetinceye kadar, güzelliğin gücü doğruluğu bir kahpeye çevirebilir.