salih akdoğan

salih akdoğan
@jamesmapes
Din ilimdir. İlim de bir derya, bu deryadan bir yudum içen ve onun lezzetine varabilen, artık buradan daha çok içebilmenin arzusuyla yanar, tutuşur.
"Amerikalı ile Japon" Temsili bir hikâyeye göre: Amerikalı bir iş adamıyla Japon meslektaşı ormanda dolaşırken vahşi bir ses duyarlar ve irkilirler. Arkalarına baktıklarında aç bir aslanın üzerlerine doğru koşmaya başladığını görürler. Her ikisi de hızla oradan kaçmaya başlarlar. Fakat koşarken Japon aniden durur ve yere oturarak çantasından spor ayakkabısını giymeye başlar. Bu esnada 20 metre kadar fark atmış olan Amerikalı: "O spor ayakkabılarını giyerek aç bir aslandan daha hızlı koşabileceğini mi sanıyorsun?" diye bağırarak koşmaya devam eder. Spor ayakkabılarını giymeyi tamamlayan Japon ok gibi yerinden fırlar, önce Amerikalıyı yakalar, sonra da geçer. Geride kalan Amerikalı'nın aslana yem olmak üzere olduğunu gören Japon, Amerikalıya cevabını verir: "Evet ben bu spor ayakkabılarımla aç bir aslandan daha hızlı koşamayabilirim; ama senden daha hızlı koşabilirim." Yani; bir yarışa önden başlamak önemli değil, onu nasıl bitirdiğimiz önemlidir. Asıl önemli olan ise o yarışa hazır olunup olunmadığıdır. Hayatta hiçbir şey için geç değildir. Yeter ki, neyi nasıl yapacağımızı bilip, ona göre hareket edelim.
Reklam

salih akdoğan

, bir kitap okudu
7/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2015 4. kitabı
James J. Mapes
7.6/10 · 390 okunma
İnsan Hafızasının Büyüleyici Gücünü anlatan güzel bir hikaye; Yavuz Sultan Selim Han zamanında bir şair, yeni yazdığı şiirini pek beğenmiş ve sultana okumak istemiş. O zamanlarda gerçek sanatkâra çok kıymet verildiği için, kısa zamanda sultan tarafından huzuruna kolayca kabul edilmiş. Sultan Selim Han'ın yanında Hasan Can ve diğer yetkililer varmış. Şair zât heyecandan sesi titreyerek şiirini okumuş, bitirmiş ve sonra da padişaha bakmış. Yavuz Sultan Selim Han, hiç tereddüt etmeden: "Ama ben bu şiiri biliyorum demiş". bunu duyan şair adam şaşırmış: Nasıl olur efendim, bu şiiri ben yazdım ve ilk defa burada okuyorum." Sultan: "İstersen bir defa da ben okuyayım" diyerek teklemeksizin adamın az evvel okuduğu şiiri aynen tekrarlamış. Şair zât, şaşkınlıklar içindeyken Hasan Can, atılmış; "bu şiiri ben de biliyorum sultanım destur verirseniz ben de okuyayım." O da şiiri birebir okumuş. Böylece devamında oradaki vezir ve diğer sekiz kişi daha sırasıyla okumuşlar. Bu durum karşısında şair ne yapacağını şaşırmış: "Nasıl oluyor anlayamıyorum sultanım, ama bu şiiri gerçekten ben yazdım." diye kendini savunmaya çalışmış. Neyse ki sonradan gerçeği anlatıp adamcağızın gönlünü almışlar. Padişahın duyduğunu bir seferde ezberlediğini, Hasan Can'ın iki ve diğerlerinin artan sayıyla dinlediklerini ezberleyebildiklerini söylemişler. Sonuç olarak, Yavuz Sultan Selim Han'ı istisna bir kâbiliyet olarak bu sorunun dışında tutarak: Her insanın beyin yapısı benzer ise neden bazıları bunu bu denli etkin kullanabiliyor da bazıları kullanamıyor? Güçlü Hafıza, Sayfa:15-16.
Sayfa 15 - Alfa yayınları·Kitabı okudu
"Paranızı cebinize koyun kalbinize değil." Gavs-ı Sani hz.
"Duygular sözlerin başaramayacağı kadar hızlı hareket eder." Anonim.