Yanlış atılmış bir ilme onları birbirine bağladı. Öyle kavîydi ki bu düğüm bundan böyle biri “Gel!” dese öbürü anında koşacaktı. Biri “Gel!” demese öbürü çağıracaktı.
Uzaktan bakınca apaçık görünüyor ama içindeyken fark edememişim. Nerelerden geçmişim ben? Nasıl tırmanmışım? Nasıl düşmemişim? Nasıl dönmüşüm geri? Kapatmasın kimse gözlerimi ki göreyim.