Akaki Akakiyeviç, tam doktorun dediği gibi ikinci günün sonunda sessizce öbür dünyaya göçtü. Ne kapısını mühürlediler ne eşyalarını saydılar. Onu sessizce götürüp gömdüler. Böylece, sanki öyle biri hiç yaşamamış gibi oldu. Kimsenin ilgilenmediği, değer verip hatrını sormadığı, ufak bir sineği iğnenin ucuna geçirip mikroskopunun altında inceleyen doğabilimcilerin bile dikkatini çekmeyen, sanki önemsiz bir yaratıktı o.