Esme herkesin kimliklerin içinden geçip gittiği birer kanal olduğuna karar veriyor: Özellikleri, tavırları, alışkanlıkları ödünç alıyor, sonra iade ediyoruz. Hiçbir şey bize ait değil. Dünyaya bizden önce yaşayanların anagramları olarak geliyoruz.
Kendi zihninizde böylesine engin bir değişim geçirmişken dünyanın hiç umursamadan aynen devam etmesinden başka hiçbir şey insanı bu kadar küçük ve önemsiz hissettiremez. Öte yandan hiçbir şey dünyadaki küçüklüğünü kabul etmek kadar özgürleştiremez insanı.
İnsanlarla dolu bir odada zihnimin yarattıklarına kafa yormadığım her an kendim olmaktan çıkıyorum; etraftaki herkes üstüme üstüme geliyor ve ben kısa sürede yok oluyorum.