"En güzel günlerinizi sıkıcı şeyleri dinleyerek, kaybetmeye mâhkum olanı kurtarmaya çalışarak, kendinizi cahil, kaba, adi insanlara adayarak heba etmeyin."
Aşk bile salt fizyolojik bir hadiseyken; özgür irademizle hiçbir ilgisi yokken... Gençler sadık olmak ister, olamazlar; yaşlılar sadakatsizlik etmek ister, edemezler. Bütün mesele bu
Ben insanlar arasında ayrım yaparım. Dostlarımı fiziksel güzellikleri, tanıdıklarımı güzel karakterleri, düşmanlarımı ise üstün zekalarına göre seçerim. İnsan düşmanını titizlikle seçmeli. Benim hiç aptal düşmanım yoktur mesela. Hepsi belli bir entelektüel derinliğe sahip insanlardır, bu yüzden de hepsi beni takdir eder. Bu kibir mi sence? Sanırım epey kibirliyim.
Sahip olunan her türlü fiziksel ve zihinsel ayrıcalığın felakete sürükleyen bir yanı vardır; devrik kralların sendeleyen adımlarında izini sürebileceğimiz türden bir felaket. Diğerlerinden farklı olmamak daha iyidir. Çirkinler ve aptallar bu dünyada her şeyin en güzeline sahiptirler. Kafaları son derece rahat, ağızları bir karış açık öylece oturup oyunu izleyebilirler. Zafer nedir bilmezler belki ama en azından, yenilgiyi de tatmazlar. Hiç istiflerini bozmadan, kayıtsız, gürültüsüz patırtısız yaşayıp giderler; tıpkı hepimizin yaşaması gerektiği gibi. Ne başkalarını felakete sürüklerler, ne de yaban ellerde heder olurlar.