Uzun zamandır okuduğum en tesirli kitap. Çok farklı bir üslup ve inanılmaz bir son..
Kitap bir doktorun kendisine miras kalan bir evde bir defter bulması ve defterdekileri okuyucuya tefrikalar halinde sunmasıyla başlıyor. Kitabın kapağı ve ismi bunaltıcı bir kitap olduğu izlenimi veriyor. Ve bence yarısına kadar da çok farklı üslubu dışında çarpıcı bir şey vermiyor. Yarısına kadar bu şekilde geldikten sonra kitabı bırakmış olsaydım, kitap hakkında bu şekilde düşünecek olduğumu bilmek, bitirmiş biri olarak beni çok üzüyor. Kitap ortasından itibaren, okuyucunun günlüğü yazan kişiyle kurduğu bağın güçlenmesiyle birlikte inanılmaz bir seyahate çıkarıyor.
Günlük sahibi 74 Şevket Kemal yaşadıklarını öyle bi anlatıyor ki okurken sıcaktan bunalıyor, susuzluktan kuruyorsunuz..
Kitabın günlükte ibaret olduğunu zannettiğim için okudukça yazar tarafından bambaşka bir yere taşındım.. üslubuyla, kurgusuyla ve inanılmaz sonuyla adından çok basettirecek bir yazar ve kitap... okuyun okutturun