'İkisi de konuşmak, bir şeyler söylemek istiyorlardı, ama tek kelime bile söyleyemediler. Gözleri yaşarmıştı. Her ikisi de çok zayıf ve soluk yüzlüydü, ama bu çökmüş, yıpranmış zavallı yüzlerde yepyeni bir hayatın şafağı, bir dirilişin ilk ışıkları parlıyordu. Onları yeniden dirilten aşktı.'