"Kendinizi tekrar ilkel dünyaya döndürebilseydiniz dışınızda vuku bulan çok şey olacaktı, içinizde ise çok az şey meydana gelecekti, bütün dünya tuhaf biçimde hareket etmeye başlayacak, ağaçlar konuşacak, hayvanlar acayip şeyler yapacak ve hayaletler tezahür edecekti. Bilincinizi yükselttiğinizde bu fenomenlerin hepsi kaybolur, onlar sadece sizin bizzat düşündüğünüz şeyi size ifade ediyordu. Ağaçlar artık konuşmaz, hayaletler tezahür etmez. İşte insan böyle ilerler; dış dünyayı zayıflatır; son kalıntı da mutlak bir Tanrı fikri ya da anima ve animus gibi figürlerdir. Bilincinizi ne kadar yükseltirseniz bu şeyler o kadar az var olur."
"İnsanlar, bedenleri ölmeden önce ölürler, çünkü ruh ölümleri gerçekleşmiştir. Kurtçuk gibi sülüklerdir, hayalet gibi yürürler, ölüdürler ama emmeye devam ederler. Bir çeşit ölüm bu. Zihnini bir lapaya döndürmüş bir adam görmüştüm. Sorunlarınızdan kurtulmayı başarabilirsiniz, onlara yeterince uzaktan bakmanız gerek sadece. Kaçabilirsiniz, ama bu ruhun ölümü dernektir."
"Yalnız olduğunuzu ve canınız ne isterse yapabileceğinizi düşündüğünüzde
bile gölgenizi yadsırsanız daima var olan zihinden, içinizdeki bir milyon yıllık insandan bir tepki gelecektir. Asla yalnız değilsiniz çünkü yüzyılların gözleri sizi izler; Yaşlı İnsanın huzurunda olduğunuzu hissedersiniz ve yüzyıllara karşı tarihsel sorumluluklarınızı fark edersiniz."