Arca

Ölümün her an peşimiz de gölge gibi dolaştığı her gece , yine sabaha uyanıp, ümit var olmayı denemek Kiminin uykusudur ölüm Kimin yaşamıdır ölüm Kiminin yoldaşı Kimininse ölümdür döşeği Sonun sonun ölüm tokadı ile seni affallatması Belli ki ölüm hep başka başka evlerde öldürülürken Eni sonu ölümün seni tam kapının önünde bekliyor olması Arca
Reklam
Hiç milyon halatla tuttuğun taşın üstüne öylece düşüp kendinden bir hiçin kaldığı günler oldu mu ? Bir bir inandığın o gerçeklerin kendini yalanladığı oldu mu ? Bunca izin içinde kötü hatıraların sırtıni bana hiç dönmeyişi Yüreğinin hep bir taşın altında ezilmesi, İnsanı da havan da döver mi kendi yüreği ? Arca
Belli ki en çok da kendime kırgındim Etrafımı suçladığım için Hep suçu kendime attığım için
Bir girdap ki içinde derinlere dalar , Bir girdap ki en derinlerinde nefessiz kalacağını bile bile çırpınmadan öylece o derinlerde kalmak... Bazen sessiz bir çığlığın haykırıştan daha yüksek olduğunu bilmek ... İçimizdeki çağırışmaları , içimizdeki gürültüleri, içimizdeki her şeyi iyice dinleyip , duya duya , işite işite içimizdeki zamanın dehlizlerinde insanın kendini bulması.
Sandığınız şeyler her zaman sandığınız gibi olmayabilir.
Reklam