Ahmet Leman, bir alıntı ekledi.
15 saat önce · Kitabı okudu · 9/10 puan

Ah suçlamayın beni! Öyle ya, doktor, sağlık memuru, iki ebe.. bizler de insanız! Aylar boyu, yüzlerce hasta dışında hiç kimseyi görmüyoruz. Sürekli çalışıyoruz. Karın içine gömülmüşüz. Yani doktorun doğum gününde, reçeteler için olan ispirtoya su katıp birer kadeh içemez, birer lokma taşra çaçabalığı yiyemez miyiz?

Genç Bir Doktorun Anıları, Mihail Bulgakov (Sayfa 90 - Can Sanat Yayınları)Genç Bir Doktorun Anıları, Mihail Bulgakov (Sayfa 90 - Can Sanat Yayınları)
Gökhan Aktaş, bir alıntı ekledi.
17 saat önce · Kitabı okuyor

Gönlün kanlara bulansa bile, kadeh gibi dudağın gülsün...

Hafız Divanı, Hafız-ı Şirazi (Sayfa 307)Hafız Divanı, Hafız-ı Şirazi (Sayfa 307)
Ferda Çalışır, bir alıntı ekledi.
21 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Zevk için yaşamış olmaktan bir an olsun pişmanlık duymadım. Zevk için yaşadımsa sonuna kadar yaşadım, eksiksiz yaşanan her şey gibi yaşadım. Tatmadığım zevk kalmadı. Ruhumun incisini bir kadeh şarabın içine attım. Flüt seslerinin peşinden zevk ve sefa yolunda koştum. Balla beslendim. Ama aynı hayatı sürdürmek hatalı olurdu, çünkü beni sınırlardı. Geçip gitmek zorundaydım. Bahçenin öbür yarısında da benim için bazı sırlar saklıydı.

De Profundis, Oscar Wilde (Sayfa 109)De Profundis, Oscar Wilde (Sayfa 109)
A. Levent IŞIK, bir alıntı ekledi.
Dün 09:16 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Zamanlarının büyük çoğunluğunda sessiz, ürkek ve uzağı görebilmek yetisinden yoksun farelere tıpatıp benzer bir yaşam sürdürenler, iki üç yılda bir geldikleri bu kongrelerde ansızın sığındıkları kalıpların dışına çıkarlardı. Yerlere yapışarak birbirlerini
selamlayıp, o münasebetsiz kafalarını bir araya getirirler, ağızlarında bomboş sözler geveledikten sonra, şölenlerde de beceriksiz hareketlerle birbirlerinin onuruna kadeh kaldırırlardı...

Körleşme, Elias CanettiKörleşme, Elias Canetti

Milyon Kere Ayten
Ben bir Aytendir tutturmuşum oh ne iyi
Aytenli içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel
Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor
Şarkılar söylüyorum
Şiirler yazıyorum Ayten üstüne
Saatim her zaman Aytene beş var
Ya da Ayteni beş geçiyor
Ne yana baksam gördüğüm o
Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor

Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz
Günlerden Aytenertesidir
Odur gün gün beni yaşatan
Onun kokusu sarmıştır sokakları
Onun gözleridir şafakta gördüğüm
Akşam kızıllığında onun dudakları

Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
Ayteni övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
Bir kadeh de sizinle içeriz Aytenli
İki laf ederiz
Onu siz de seversiniz benim gibi
Ama yağma yok Ayteni size bırakmam
Alın tek kat elbisemi size vereyim
Cebimde bir on liram var
Onu da alın gerekirse
Ben Ayteni düşünürüm, üşümem
Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
Parasızlık da bir şey mi
Ölüm bile kötü değil
Aytensizlik kadar

Ona uğramayan gemiler batsın
Ondan geçmeyen trenler devrilsin
Onu sevmeyen yürek taş kesilsin
Kapansın onu görmeyen gözler
Onu övmeyen diller kurusun
İki kere iki dört elde var Ayten
Bundan böyle dünyada
Aşkın adı Ayten olsun

Ümit Yaşar Oğuzcan

Tuğçe Ecem Balasar, bir alıntı ekledi.
Dün 00:48 · Kitabı okuyor

Bu şehir kaybeder aşkı
Bir damla gözyaşı, üç kadeh yalnızlık
Beş satır intihar kalır...

Dur...Ağlama Gözlerim, Yusuf Hayaloğlu (Sayfa 43 - Ağaç Kitabevi Yayınları)Dur...Ağlama Gözlerim, Yusuf Hayaloğlu (Sayfa 43 - Ağaç Kitabevi Yayınları)
Sema Öztürk, bir alıntı ekledi.
19 May 00:58 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Uyan, uyan. Bir kadeh doldurdum sana. Konuşacaklarımız vardı hem. Susacaklarımız... Bakışacağımız anlar... Bak! Sokakların poğaça kokma saati...

Kafka Okur - Sayı 27, Kolektif (Sayfa 37)Kafka Okur - Sayı 27, Kolektif (Sayfa 37)

Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
Dirseğin iskemleye dayalı
-- Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben --
Cıgara paketinde yazılar resimler
Resimler: cezaevleri
Resimler: özlem
Resimler: eskidenberi
Ve bir kaşın yukarı kalkık
Sevmen acele
Dostluğun çabuk
Bakıyorum da simdi
O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.
“Edip Cansever

poetika, bir alıntı ekledi.
18 May 21:38 · Kitabı okuyor

ne gariptir ki romancılar istisnasız bir şekilde öğle yemeği davetlerinin söylenen nükteli bir söz ya da yapılan akıllıca bir şey sayesinde unutulmaz olduğunda bir şekilde inandırdılar bizi. ama yenen yemekler üzerine bir şey söylemezler genellikle. çorbadan, somon balığından ya da ördekten söz etmemek romancıların geleneğinin bir parçasıdır adeta, sanki çorba, somon ya da ördeğin hiçbir önemi yokmuş, sanki kimse puro ya da bir kadeh şarap içemezmiş gibi.

Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf (Sayfa 17)Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf (Sayfa 17)