Zaten artık sadece hastalar gazete okuyor. Bunun bir alameti var. Babam tüm televizyon haberlerini seyrediyor ve gazete okuyor, heyecan, kızıyor. Bu dünyadan ayrılmak üzere olanlar neden hâlâ onun haberlerini takip eder ki ?
Onuruyla gitsin, o başhemşire öyle demişti... Ama nasıl? Ölüm acımasız, babam odanın ortasında, (kelimenin gerçek anlamıyla) bir deri bir kemik yatıyor. Etrafında telaş içinde dolanıyorum, kendimi ölüm döşeğindeki birinin bakımı konusunda tam bir acemi gibi hissediyorum, hazırlıksız, bilgisiz. Şimdiye kadar kimse kollarımda can vermedi.
İşte bunun için hastalığı asla affetmeyeceğim, diye tekrar edip duruyorum içimden, onu asla affetmeyeceğim. Bir insanın canını onu aşağılamadan da alabilirsin.