Ben kendi zihnimin altını üstüne getirsem de, yoldaşlık, eşitlik ve dünyayı daha yüce amaçlara yöneltme konusunda hiçbir soylu düşünceye rastlayamıyor ve kendimi kısa ve sıradan bir şekilde, insanın kendisi gibi olmasının diğer her şeyden daha önemli olduğunu söylerken buluyorum. Kulağınıza daha övgü dolu gelecekse eğer, size başka insaları etkilemeyi hayal etmekten vazgeçin, diyebilirim. Her şeyi kendi özünde nasılsa, öyle görün.
O bütünüyle ataerkil olan toplumun ortasında ve bütün eleştiriler karşısında, inandıkları o şeye korkmadan sıkı sıkı sarılmak kim bilir nasıl bir deha ve nasıl bir tutarlılık gerektiriyordu?