• Çocukluğunda disipline alıştırılan bir kadın itaat etmekte zorlanmaz. Küçükken anne ve babasına,büyüdüğünde ise bir erkeğe ya da erkeklerin kararlarına saygı duymakta güçlük çekmez. Erkeğin kararlarını bertaraf etmek kadınların başarabileceği bir şey değildir. ..
  • Sesin hüznümün gölgesini dağıtıyor / Naif yanlarıma gülüp "Ah bu kadınlar da neden böyle! deme / Kimler bizi bizden aldı / Kimler gözümüze mil çekti / Bizler anamızdan mı doğduk böyle / Sus! / Yolları kat eden analarımız / Dövüşen kadınlarımız/ Demir parmaklıklar ardındaki kızlarımız duymasın / Özlediğimiz kentler ve köyler yeniden doğacak / Sevmeye zaman bulamayanların evreninde çoğalacağız/ Öpüyorsun beni bir dağ köyünde/ Ve tarihi kalıntılarda geçmişimizi anlatırken/ O antik kentte "Ruhunun arkeologu olacağım senin " diyorsun / Ormanın soluğu / Yüzünü kesen ışık düzlemi / Bıkıp usanmadan ömrümce sevebilirim seni. Çünkü ben aklımla seviyorum seni...
  • Çok önceden okuduğum ve beni çok iten bir kitaptı. Birol Güven'in kadınlar hakkında çok bir şey bildiğini sanıp hiçbir şey bilmediğini ortaya koyan abuk sabuk bir derleme.

    Birol Güven'in kafasındaki kadın cocuklar duymasın'daki meltem karakterinden öteye gidemiyor. Kadını belli kalıp ve tanımlamalar içine sokmak gercekten son derece anlamsız. Kitap olarak bir kadın icin hicbirsey ifade eden bir calisma degil. Kadini belli bir kaliba sokmak isteyen bir erkekseniz okuyup manevi masturbasyon yapabilirsiniz.
  • "Ben hayatımda beni bu kadar fiziksel hırpalayan bir kitap okumadım daha "
    Yani gerçekten "tüyler diken diken " diyeceksek o kitap bu "kitap"

    BU BIR "KORKUNÇ DEHA" kitabıdır. .
    Spoiler # yoktur ama ..yinede dursun

    Incelemesini okuduğum
    Homeless
    Sayesinde (listede vardı ama hep ertelenenler arasında ) ani bir kararla okuduğum...

    21 birbirinden karanlık "labirent hikaye"
    Bir ara PO hikayeleri içinde kayboldum diye düşünmedim değil ..

    Kayboldukça size yol gösteren iri gözlü kadinlar , siyah saçlı, kızıl saçlı, saçsız
    ..bazen bacaksız... kucaklarında ölü kuşlar olan ,sekiz kollu bir kafalı, boydan boya karnı yarık, elinde bıçak olanlar ,ellerindeki deliklerden kan sızanlar çıkacak yolunuza ..onları takip edin ,Korkmayın!

    Dahada kafanız karışınca kulağınıza fısıldayan şiirler var ..böyle unutulmuş dualar gibi ,mezarlık sesleri gibi ,başka bir dünyadan geliyormuş gibi "efsunlu" fıs_fıs_fıs_fıs "kimse duymasın , kimse duymasın "

    Işte bu kimsenin duymadığı görmediği "KADIN" olmanın zorlukları anlatıyor aslında "ANLAYANA " Mine Söğüt
    ...hasır altı tecavüz,tehdit ,dayak,annelik,..
    __ aile içi şiddet
    dışı "dışlanma " sonucu "DELiRME" olan okudukça ışık yakma ihtiyacı duyduğunuz
    kör bir karanlık kuyu!

    "A__kıl
    "bir ince saç telinden ibarettir koptu mu bağlamak zordur bir daha " demişti bir doktor arkadaşım sohbet ederken ..
    A_kıl
    A_kıl
    A_kıl
    "Unutma ,unut, unutma,unutma,unut "
    "Son de ..
    "Son de ..son

    Ve SON derken. .

    ... "Deli Kadın Hikayeleri" ciğerinizin sönmesine,kalbinizin sıkışmasına ,miğde krampı ve diş gıcırdatmanıza sebep olacaktır ..
    ayrıca gece "kâbus" gibi yan etkileri de mevcut

    Ona göre karar verip okuyun ..ben "okuyun ya da okumayın " demeyeceğim
    Ben okurken çok gerildim o kadar çok kendimi kastım ki ..elim kolum uyuştu. .

    Pişman mıyım Hayır .. Bir daha okurmuyum ....Hayır .

    Böyle bir üslup, böyle bir kasvet bir bıçak gibi oyan "Acı " ..Masal içinde öldürücü "Gerçek " ..üst üste her hikayede tokat ,sille ,şamar ne ararsan vurdukça vuruyor ..
    ışte böyle bir yazar diyorum ..
    "Mine Söğüt " döve döve okutuyor ..

    Dip NOT :
    Eğer mutsuzsanız , eğer geçmişinizde ve ya şu anınızda "travma " varsa ..

    bu kitabı okumayın. .
    Iyi gelmeyecektir ..

    SEVGİLER ..
    Aklınıza mukait olun. .
  • Bilinçli olarak alayım da okuyayım dediğim bir kitap değildi. Kütüphanede gözüme ilişti ve 2-3 defa şöyle göz gezdireyim derken kitap bitti. Kitabın başında uzunca bir boşanma sebepleri açıklanmış. Eğer ki 4 ay önce medeni hukuk sınavına girerken okusaydım belki iş yapabilirdi ama şimdi bildiğim şeyler olduğu için pek de yeni bir şey öğrenemedim burada. Tabi bu bölümü yazmasını gereksiz olarak görmüyorum. Bu kitabı muhtemelen boşanmayı düşünen kadınlar en çok okuyacaktır ve ne sebeplerle boşanma davası açabileceklerini öğrenmeleri için kanun maddeleri ve açıklamalarını koyması iyi olmuş.

    Bu açıklama bölümünden sonra başından geçen vakaları anlatmış. Öyle 3-5 olay okumak güzel olur düşüncesindeyseniz öyle pek de uzunca ve edebi bir dille yazma gereği duymamış yazar. Her hikaye ortalama 2-3 sayfa sürüyor. Hikayelerdeki şahısların isimlerinin değiştirilip değiştirilmediği yazmıyor ama muhtemelen değiştirmiştir. Hatta olayları, şahısların mesleklerini de değiştirmiş olabilir. Çünkü bir hikayesinde ünlü bir şairle ressamın boşanma olayını anlatıyordu ve internette araştırınca bu duruma benzer bir olay ile karşılaşmadım. Hikayelerdeki çoğu şey kurgu dahi olsa bana göre bu tarz bir kitap ne kadar avukat için iyi bir reklam da olsa diğer yandan çok da iyi bir şey değil. Sonuçta gelen müvekkiller avukata her şeyini anlatıyorlar ve anlattığı olayların pek de duyulmasını istemez. Zaten çoğu olayda da aman akrabalar çocuklar duymasın diye dava açılır sonra delil sunmayınca vs dava reddediliyor. Eşler 3 yıl ayrı yaşayınca da bundan sonra açılan ikinci dava ile otomatik olarak boşanıyorlar. Aman ben de çok bilgiliymişim gibi konuşuyorum. Bir hukukçu gelse ne sallıyon lan diyebilir ondan pek de davalar genelde şöyle oluyor demeyeyim yine de ben. Neyse biz gene kitaba geçelim. Anlattığı hikayelerde keşke biraz da alacağı ücretleri nasıl tahsil ettiğini de anlatsaydı. Malum kimse babasının hayrına yapmıyor bu işin duygusal yönü de var. Tabi anlattığı hikayelerdeki kişilerin neredeyse hepsi zengin, sosyeteden diyebileceğimiz kişilerdi. O yüzden bu konuda pek de sorun yaşamamıştır. Ve de hikayelerin bir veya ikisinden vekillikten çekilmek dışında hepsinde kendi müvekkillerinin lehine sonuçlanıyordu. Maşallah avukat hanım hiç sıvadığı bir dava olmamış. Az başarısız olduğu davalardan da bahsetseydi iyi olabilirdi. Şimdi bu kitabı okuyan hukuk öğrencileri ne kolay yahu, mezun olunca hemen parayı kırarız gibi düşünebilir bu hikayeleri okuyunca ama gene de fazla gaza gelmemek gerek.

    Okuduğum hikayelerin çoğunda ortak nokta eşlerin evlendikten sonraki halleri ile evlenmeden önceki halleri arasında dağlar kadar fark olması. Yahu evlenmeden önce gerçek yüzünüzü gösterseniz de boşa insanlar düğünde takı masrafına girmek zorunda kalmasa. Sanıyorlar evlendim artık eşim ölümüne benim. Artık o devir geçti. Valla evlenmeden önce “Her gün çiçek alıyordu şimdi almıyor” deyip boşanma davası açan bir kadın vardı. O yüzden evlenmeden önce oturup her şeyiyle konuşmak gerek ki evlendikten sonra hele ki çocuk olduktan sonra sıkıntı çıkmasın.

    Son olarak öyle ahım şahım bir kitap değil diyeyim. Ama gene boşanma davaları nasıl oluyor merak eden varsa ya da Hukuk 1. Sınıf öğrencisiyseniz açın bir okuyun gitsin. Kısa bir şey zaten. Okusam mı diye düşünürken bile biter.
  • -Söyle Liduvina, bir erkeğin gerçekten aşık olduğu nasıl anlaşılır
    -Sana Küçük Bey, ne oluyor böyle size!..
    -Boş ver, sen söyle, nasıl bilinir?
    -Yani... şöyle ki... Bir sürü saçmalık yapması ve saçma sapan konuşmasıyla anlaşılır. Bir erkek gerçekten aşık olursa, diyelim, bir kadına vurulursa, artık insan değildir...
    -Peki nedir?
    -Şey...şey...şey...bir nesnedir, bir hayvan... O kadın onu istediği gibi yapar.
    -Öyleyse bir kadın, bir adama gerçekten aşık olursa, senin dediğin gibi, vurulursa, adam kadını istediği gibi yapar mı?
    Miguel De Unamuno
    Sayfa 58 - İş Bankası kültür yayınları