Derdin var gibi değil de aura meselesi gibi geliyor bana. Ben de genelde üst üste kat kat giyilen şeyleri tasvir ediyorum. Kış mevsimini sevmem, üşümeyi hiç sevmem, yabancı cisim gibi algılarım giydiklerimi de ama vibe düşkünü olaraktan kışın giydiklerimiz bana daha samimi ve korunaklı gelir. Üşümeyi sevmeyip, bütün hikayeyi üşüttüğüm olmuştur yahut eski Osmanlı günlerinde gece vaktini yazmayı mesela kasıtlı olarak severim sık sık kandilleri ve gaz lambalarını yakmayı sevdiğim için. Güvenli hissetmek, safe place alanı oluşturmak. Gece daha güvende hissettiriyor oradayken ki tam bununla ilgili o zamanlar bunun farkında olmadan yazdığım bir kısım vardı, güneşi yangına benzettiği ve gölgeler daha tehditkar ve sahtekar durduğu için gündüzleri çok sevmezdi diye. Verdikleri enerjiiden, kişinin iç dünyasındaki yansımadan ötürü olduğunu düşünüyorum ve ben de yine çölleri seviyorum. Fantastik kurduğum dünya hatta sizinle kurduğumuzda da genel olarak gri kayalar, yürümesi olanaksız dağlar, çam ormanları, keçi dağları; kurak, kızgın çöller, kızıl kanyonlar hayal etmiştim. Kendi bir kurgumda da çöl hurdacılığı vardı. Fakat ben de bir mevsim yok, sadece kaban giyilmişliği var, direkt olarak bir kış mevsimi tasvir etmem gibi, kar çok sevmiyorum, buz gibi gri bir havayı da, gece daha yardımcı oluyor renk konusunda, bu yüzden bir başka kurgumda da uzun gece dönemi vardı yıllar süren, alacakaranlık da değil kutuplar gibi değil. Arrakis'i ve Tatooine'i bu kadar yerleşik sevmem de tesadüf değildi. Westeros'da da Targaryen tarihi ile daha uzakdoğuya ama bütün şiddetli koku betimlemelerine rağmen Dorne'u severim. Ortadünya'da en çok rohanlıları sevsem de o volkanik efektle, o sıcaklıkla beni kendine çeken tamamen Mordor. Barad-dûr ibadete açılsın. Avatar'da hepsinin aksine hava tapınaklarını seviorum.... Dağlar. Alamutttttt, galiba neden en çok altair'i sevdiğim de açık ama işte arno, frenk kompozisyonu da benlik. Eski güçlü Roma da. Türk mitolojisindeki tamu mekanı. Osmanlı sokakları, macun çevirme, karnavallar, tütsüler, doğal taşlar. Versay sarayı, venedik balosu. Yani dert değil de, >>ait<< hissetmekle alakalı bence.