Cafer Akkaya

Cafer Akkaya
@kagansulu
Araştırmacı yazar
Üniversite
588 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
İSLAM'DA ZİNA (M.S 627-628) Kuran'da gönüllü birliktelik zina olarak kabul edilirken, tek taraflı gönülsüz birliktelik zina sayılmamıştır. Gönüllü Birliktelik: Nur Suresi 2. ayete göre, evli olmayan ve birbirini seven iki kişinin rızaya dayalı birlikteliği Kur’an’a göre zinadır ve her ikisine de yüz sopa (had) cezası verilir. Evli kişiler için ise klasik yorumlarda recm (taşlama) cezası uygulanır. Kur’an’da recm cezası açıkça geçmemesine rağmen, Nur Suresi 2. ayetin tefsirinde evliler için recm görüşü yaygın olarak benimsenmiştir. Recm cezası, Âişe’nin “İfk Hadisesi”nden önce uygulanmıştı. Rivayete göre Âişe, recm ayetinin nesh edildiği (kaldırıldığı) tartışmalarında “keçi yedi” ifadesini kullanmıştır. Tek Taraflı Gönülsüz Birliktelik: Evli bir kadınla zorla cinsel birliktelik, normal şartlarda zina sayılması gerekirken, Nisa Suresi 24. ayette kocası hayatta olan savaş esiri kadınlarla rızaları aranmaksızın cinsel ilişki meşru yapılmıştır. Böylece evli bir kadınla zorla birlikte olmak, zina olarak değerlendirilmemiştir. Ayrıca bir erkeğin birden fazla kadınla cinsel birlikteliği genel olarak zina kabul edilirken, Nisa Suresi 3. ayette belirtilen çok eşlilik (poligami) uygulaması zina kapsamına alınmamıştır. Evli bir erkeğin bir başka kadınla birlikteliği zina sayılırken, evli bir erkeğin, cariyesi (sağ elinin altında bulunan kadın yani farklı inanç ve düşüncedeki insanların eşi, kızı, kızkardeşi) ile zorla birlikte olması da Kur’an’da zinadan sayılmamıştır; bu ilişki “mâ meleket eymânuküm” başlığı altında meşru kabul edilmiştir.
Reklam
ROMA’DA ZİNA (M.Ö 17-18) Augustus döneminde (MÖ 18/17) kabul edilen Lex Iulia de Adulteriis Coercendis (Zinayı Önleme Julia Kanunu), Roma tarihinde zinayı ilk kez kamusal bir suç haline getiren önemli bir reformdur. Daha önce aile içi (özel) bir mesele olarak görülen zina, artık topluma ve devlete karşı işlenmiş bir suç olarak ele alınmaktaydı. Bu, Augustus’un ahlaki reformlarının (moral reforms) bir parçasıydı ve nüfusu artırma, aile yapısını güçlendirme ile “genus” (soy) saflığını koruma amaçlarını taşıyordu. Evli kadınlara zina: Cezası sürgün idi. Suçlu çiftler farklı adalara sürgün edilir, mallarının bir kısmı müsadere edilebilirdi. Ölüm cezası bazı durumlarda (örneğin baba veya koca yakalarsa) hâlâ mümkündü, ancak Augustus bu uygulamayı sınırlayarak mahkeme sürecini öne çıkardı. Önceki uygulamalar: Eskiden zina, babanın veya kocanın tercihine bağlı olarak ölüm veya boşanmayla sonuçlanabiliyordu. Augustus bunu devlet denetimine aldı. Augustus’un kendi kızı Julia’ya uygulaması: Augustus, kendi kızı Julia Maior’u (MÖ 2) zinadan dolayı Pandateria adasına sürgüne gönderdi. Bu, kanunun tarafsızlığını vurgulamak için sıkça anılan bir örnektir. Kanunlar demetinde şu hüküm yer alıyordu: “Kocanın ölümünden itibaren bir yıl (sonradan iki yıla çıkarıldı), boşanmadan itibaren 6 ay (sonradan 18 aya çıkarıldı) kadınlara yeniden evlenme yasağı (veya cezai yaptırımlı bekleme süresi) vardır.” Bu süreler, yas tutma, olası gebeliğin tespiti ve “genus” saflığını koruma amaçlıydı. Bekleme süresi dolmadan evlenenler, miras ve mal varlığı cezalarına maruz kalabiliyordu. Bu kural, Augustus’un evliliği teşvik politikasıyla bağlantılıdır. Augustus’un bu kanunları, ahlaki çöküşü düzeltme, doğum oranlarını artırma ve Roma’nın geleneksel değerlerini koruma
ASURLULARDA ZİNA VE HIRSIZLIK (M.Ö 1075) Hırsızlık yapan kadının kulakları, kadın/erkek kölenin hem kulakları hem de burnu kesilirdi. Kadının kocası kadını istemez ise, malı çalınan adam kadını alır ama burnunu keser. Hırsızlık yapan kadar çalınmış malları alan da Asur’da aynı şiddetle cezalandırılıyordu. Kutsal yerlerden çalmak ise Tanrıların hüküm vermesini gerektirecek kadar çok büyük suçtu. Bir kadın kavgada bir adamın bir testisini ezerse kadının bir parmağı, adamın iki yumurtalığı zarar görmüşse kadının (zarar ölçüsünde) meme başı veya memesi kesilir… ezilir… Gözleri oyulur, Evine girip bir adamı veya kadını öldüren suçlu ev sahibine verilir (...o da istediğini yapar.) Elle bir adamın karısına sarkıntılık yapan adamın bir parmağı kesilir. Eğer kadını öpmüşse alt dudağı kesilir. Bir adam zorla başkasının karısı ile yatar kadın direnir ve adam kadının üstünde yakalanırsa kadın suçlanmaz ama adam öldürülür. Ama bir adamın karısı başka adamın evine gider ve adam da onun evli olduğunu bilerek onunla yatarsa adam da kadın da öldürülür. Ama adam kadının evli olduğunu bilmediğini ispatlarsa kurtulur evli kadının kocası karısına istediği cezayı uygular. Zina halinde yakalanan adam ve kadın genelde öldürülür. Ama bazı istisnalar da olabilir: Eğer bir adam karısını bir adamla zina halinde yakalarsa suçlayıp ispatlarsa ikisi de ölür. Eğer yakalanan adamı Kral huzuruna veya hâkimler önüne getirip suçlar ve ispatlarsa ve koca karısını öldürürse adam da öldürülür. Koca karısını öldürmeyip sadece burnunu keserse adam öldürülmez hadım edilir ve yüzü parçalanır. Eğer adam karısını affederse adam da serbest kalır.
HAMMURABİ KANUNLARI VE ZİNA (MÖ ~1750, BABİL) Hammurabi Kanunları, Babil toplumunun düzeninin tanrılar tarafından belirlenmiş evrensel ve ebedi adalet ilkeleri temelinde olacağını öne sürer. Hiyerarşi ilkesi muazzam önemdedir. Kanunlara göre insanlar iki cinsiyete ve üç sınıfa ayrılırlar: üst insanlar, sıradan insanlar ve köleler. Her bir cinsiyetin ve sınıfın farklı değerleri vardır. Sıradan vatandaş olan bir kadının hayatının değeri 30 gümüş şekel, köle kadının 20 gümüş şekel, buna karşılık sıradan bir erkeğin gözünün değeri 60 gümüş şekeldir. Kanunlar ayrıca aile içinde de katı bir hiyerarşi öngörür. Buna göre çocuklar bağımsız bireyler değil, ailenin mülküdürler. Dolayısıyla eğer bir üstün erkek başka bir üstün erkeğin kızını öldürürse katilin kızı ceza olarak öldürülür. Katile ceza verilmeyip suçsuz kızının öldürülmesi bize garip gelebilir, ama Hammurabi ve Babilliler bunu gayet adil buluyorlardı. Hammurabi Kanunları, kralın tebaasının hiyerarşideki yerlerini kabul etmeleri ve buna göre davranmaları durumunda, imparatorluktaki bir milyon bireyin etkili bir şekilde iş birliği yapabileceği ilkesine dayanır. Bu iş birliği gerçekleşince toplum için yeterli yiyecek üretilebilecek, bu gıda etkili bir şekilde dağıtılabilecek, düşmanlara karşı korunulabilecek ve daha fazla refah ve güvenlik sağlanabilecekti. Zina ve Cinsel Suçlar: Evli kadın + âşık yakalanırsa: İkisi bağlanıp suya atılır (ölüm). Koca affederse kadın kurtulur, âşık da kurtulur (kral affı). Tecavüz (bekâr/bakire): Adam öldürülür, kadın suçsuz. Erkekler için daha toleranslı (cariye/köle ile ilişki serbest).
TANRIYA KARŞI SÖYLEV Hayal mahsulü ve işe yaramaz varlık, adın bile yeryüzünde hiçbir politik savaşın döktüremeyeceği kadar kan akıttı. İnsanlar çılgınca umutları ve gülünç korkularıyla ne yazık ki seni hiçlikten çıkartmaya cüret ettiler; keşke geri girsen o hiçliğe! Sen insan soyuna eziyet etmek için çıktın ortaya yalnızca. Senden söz etmeyi aklından geçirmiş ilk sersem boğazlansaydı, yeryüzünde ne çok cinayet engellenirdi! Varsan göster kendini! Benim gibi zavallı bir yaratık sana hakaret etmeye cüret etti, sana meydan okudu, seni hiçe saydı diye, senin mucizelerini inkâra kalkıştı ve varlığını alaya aldı diye acı çekmeye kalkma sakın, sözde mucizelerin beş para etmez uydurukçusu! Var olduğunu bize kanıtlamak için bir mucize göster! Göster kendini; ama iyi kalpli Musa'ya göründüğün söylendiği gibi, alev alev yanan çalılık halinde değil; senin oğlun olduğunu söyleyen beş para etmez cüzzamlıya göründüğün dağın tepesinden de değil, insanları aydınlatsın diye yararlandığın yıldızın yakınından görün, mademki onlar senin elinin bu yıldıza rehberlik ettiğine inanmak istiyorlar, o halde bu evrensel, belirleyici eylem sana her gün gerçekleştirdiğin söylenen bütün o okült büyüleyiciliklerden daha fazlaya mal olmaz. Şanın, şöhretin buna bağlı ya bunu yapmaya cüret et ya da bütün zeki insanların senin iktidarını reddetmesine ve senin sözde itkilerinden, senin tatsız tuzsuz varlığını bize vaaz ederek domuz yavruları gibi yağlananların ve sunaklarda öldürülen kurbanlarla beslenen o pagan rahipler gibi, soykırımları çoğaltmak için kendi idollerini yüceltenlerin senin hakkında yaydıkları, tek kelimeyle masallardan kurtulmasına artık şaşma! (Kaynak: Tanrıya Karşı Söylev-Marquis de Sade-S:14)
Reklam