• Tüm kalın kafalı insanlarda olduğu gibi Mirko da da muhakeme algısı yoktu ; dünya turnuvasınki zaferinden beri kendini dünyanın en önemli insanı zannediyordu ve tüm zeki , entelektüel, parlak konuşmacıları ve yazarları kendi alanlarında yendiği ve onlardan daha fazla para kazandığını bilmek , onun o eski ozguvensizligini çoğu zaman saklama zahmetine girmediği soğuk bir kibre dönüştürdü .
    Stefan Zweig
    Sayfa 12 - Mavi Çatı Yayınları
  • Ne zaman ki çoğunluk senin bir aptal olduğunu düşünür,ancak o zaman bilge bir adam olma olasılığın biraz vardır; aksi takdirde hiçbir olasılık yoktur.
    Heraklit Aristo'ya biraz kalın kafalı görünür. Sana da öyle görünecektir çünkü Aristo bütün dünyadaki tüm kolejleri, tüm üniversiteleri ele geçirmiştir. Artık her yerde sana mantık öğretiliyor, gizem değil. Her yerde sana mistik değil rasyonel olmak öğretiliyor. Herkes keskin olmak için eğitiliyor. Keskin olmak istersen yatay olanda dolanman gerekir. Orada "A" "A"dır, "B" "B"dir ve "A" hiçbir zaman "B" değildir. Fakat dikeyin gizemli uçurumunda sınırlar birbiriyle buluşur ve iç içe geçer. Erkek kadındır, kadın erkek; yanlış doğrudur, doğru yanlış; karanlık ışıktır, ışık karanlık; hayat ölümdür, ölüm  hayat. Tüm sınırlar buluşur ve iç içe geçer.
  • "Kent aslında insanın aklına gelebilecek en büyük sanat ve düşünce düşmanı, aptal insanlar ve soğuk duvarlarla dolu kalın kafalı bir taşra kasabasıdır, zamanla orada her şey kalın kafalılığa dönüşür, istisnasız her şey."
  • İlk Aşık Allah’tır. Resulünün ruhunu kendine mirad edinmiştir, yani ayna. Aynaya düşen görüntü Allah’a isim olmuştur; Aşk. Bunun içindir sevdiren sevdirmeyince seven sevemez diyoruz ya veya sevende o sevilende. Diğer esma bütün mahlukat içinse Aşk ismide aşıklar içindir. "Habibim / Sevgilim" hitabının karşılığı ne olaki?;

    AŞK AŞK AŞK!
    Yani daha açıkcası zahirde sevgilinin göbek adını ona en yakın olanlar bilmez mi? Buraya odaklan teşbihte hata olmaz buraya odaklan anlarsın.

    Bir Sümeyra Hanım var Medine’de Resulullah'a (s.a.v.s) Aşık. Resullah'ın dişi kırılıp, ağzından kan geliyor. Bu haber Medine’ye 'Resulullah şehid oldu' diye ulaşır. Sümeyra hanım evinden fırlar Uhud’a doğru koşmaktadır, önüne çıkan herkese Resulullah'ı sorar ancak kimsenin kesin bir bilgisi yoktur.

    Biraz ileride birisini görür ilerde şehit olmuş yatan oğlunu gösterir Sümeyra Hanıma, o hiç umursamaz ve sorar;
    "Resulullah'tan ne haber?!" Haber alamayınca koşmaya devam eder diğer oğlu ve babası da şehitler arasındadır onları gösterirler yine umursamaz;
    "Resulullah'tan ne haber?!" diye sormaktadır her önüne çıkana. Nihayet O'nun (s.a.s) sağ olduğunu görünce, ellerini kaldırarak:

    “Şükürler olsun Allah’ım O (s.a.s) sağ ya bugün benim bayramım” der ve mutluluk göz yaşları döker.

    Şimdi bir evli kadın mahremi olmayan bir erkeğe nasıl aşık olurmuş diyen kalın kafalı sana diyorum, dinle;
    Sümeyra Hanım evli bir kadındır ama Resulullah'a Aşıktır. Çünkü Aşk kimseye davetiyeyle falan gelmez, geldiğinde de medeni halini sormaz. Yaşını başını hiç sormaz. İşini maddi durumunu bilmez hatta cinsiyeti de onu hiç ilgilendirmez o Aşk gelmişse sadece Aşık olur. Ölüm geldiği zaman ölündüğü gibi. Hâliyle babasından, annesinden, kardeşinden, kocasından, karısından izinde almaz. Sadece Âşık olur.

    Bunları anlamayacağını biliyorum takipçilerimi tenzih ederim vede tabi kalbi sevgiye aşka mühürlenmemiş olanları onlar anlıyor da tabii. Beni anlamamakta hala ısrar eden bir güruh varki onların Aşk deyince aklına sadece çeşitli nefsani duygulardan başka bir şey gelmez. İşte onlara bu dar imkanlarlada olsa anlatamaya çalışacağız.

    Şimdi Sümeyra Hanım misalini verdik ya ilk tepkileri yıllarca olduğu gibi “Ama o Peygamber'e Aşık olmuş" olacaktır ve "O öyle bir Aşk değil ki o Peygamber'e olan Aşk, ona bizde Aşığız” olacaktır. Sizin aşkınızı yesinler. O öyle bir aşk değilden başlayalım. Aşkın öylesi böylesi yoktur! Aşk, aşktır vede tektir. Nefis yoktur içinde, vuslat kavuşmak zaten bu dünyada olacak bir şey değildir. Karşılık beklenmez. Hele o sizin altınıza pardon aklınıza gelen şey hiç ama hiç yoktur Aşkta. Sadece Resululah'ın değil bütün Peygamberlerin Aşıkları vardır.

    Mecdeli Meryem de bunlardan birisidir. O da Hz. İsa’ya Aşıktır. Ancak sadece, çarmıha gerilmeye götürülürken yaklaşabilmiştir yanına. Göz yaşlarıyla yıkamıştır Hz.İsa’nın kanlı ayaklarını. Yüzünü sürerken ayaklarına;
    "Sana Aşığım ey büyük insan" diye bilmiştir ve bir kaç saat sonra Hz. İsa Çarmıha gerilirken, bir köşede can vermiştir, kim bilir.. Aşık olunan Peygamberlere Hz. Yusuf'u dahil etmiyorum Züleyha’nın Aşkında nefis olduğu Kur'an da sabittir. Çok sevmiştir Züleyha ama aşık değil. Hâlbuki Hz.Yakup Aşıktır Yusuf'a. Hz. Yusuf’ta Aşıktır Yakup'a. Yıllar sonra ikiside atından indi karşılaşınca bir birlerine sürünerek yaklaştılar. Diyelim ki Hz. Yusuf babası olduğu için saygı olsun diye sürünerek yaklaştı Hz. Yakub’a, peki ya Hz. Yakup ne için sürünerek yaklaştı Hz.Yusuf’a? Onların ikiside birbirlerindeki bir nura Aşıktılar. O nur Allah (c.c)'ın nuruydu ve o nereden zuhur ederse etsin ona Aşık olunur sadece. Allah (c.c.)'ın nurlarının tecellisi sadece Peygamberlerde zuhur etmez, Allah dostlarıda o nurun taşıyıcılarıdır.

    ( 7 Mart 2013 )

    https://twitter.com/eli_ahmet

    | Ahmet Elçi / @eli_ahmet
  • - Açalım bey ama, dedim, köyde domuz yok!..
    - Ne nankör heriflersiniz, ne kalın kafalısınız. Sizin iyiliğiniz, sizin adam olmanız için çalışıyoruz, onu da anlamıyorsunuz. Bu emri koskoca Tarım Bakanlığı vermiş. Her vilayete göndermiş. Valilere demiş ki, bu yıl vilayetinizden şu kadar domuz isteriz... Eee koskoca vali domuz avına çıkacak değil a... O da kaymakama, bu yıl ilçenizde şu kadar domuzu öldüreceksiniz diye yazmış. O da nahiye müdürlerine yazmış, ben de size yazdım. Ne geri kafalı heriflersiniz. Her köye eşit olarak böldüm işte, sizin köye otuz domuz düştü...
  • Gençlik kadar kalın kafalı olan başka bir şey daha var mıdır? Tecrübesizlik kadar gözü kör olan?
  • Fazlasıyla Hayrete kapılanlar ne daha kalın kafalı ne de daha bilgilidir.