Devran Polat

Devran Polat
@kaniger
null
Otel turizm
Devam ediyor
Van
Vsn
8 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
AZİZ NESİN'İN, GÜRÜLTÜCÜ KOMŞUSUNA YAZDIĞI MEKTUP Sevgili Kazım Bey’ciğim, Hiç grev yapmadan, Pazar günleri bile çalışan, apartmanın ikinci katındaki fabrikanızdan dolayı sizi candan kutlarım. Büyük bir icat üzerinde çalıştığınızı tahmin ettiğimden, bu saate kadar kıyıp da fabrikanızın çalışmasını engellemek istemedim. Ama böyle giderse, her zaman faal olan fabrikanızın altında çalışıp para kazanamayacağımdan, bizim aileyi de geçindirmek size düşecek. Çok uzun zamandan beri fabrikanız çalıştığına göre, bir büyük gemiyi parça parça yapmakta olduğunuzu tahmin ediyorum. Herhalde parçaları birleştirip gemiyi yapınca hepimizi şaşırtacaksınız. Artık bugün akşam olmak üzere. Acaba fabrikanızı bir iki saat paydos edip, biraz da benim çalışmama müsaade eder misiniz ? Bu iyiliği bir yazardan esirgemeyeceğinizi düşünerek, size hürmet olarak imzalı bir kitabımı gönderiyorum. En iyi komşuluk duygularımla. Aziz Nesin
"Yoruldum, patron. Yollarda, yağmurdaki bir serçe gibi yalnız olmaktan yoruldum. Hiçbir zaman bana eşlik edecek, bana nerden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi söyleyecek bir dostum olmamasından yoruldum. En çok ta insanların birbirine kötü davranmasından yoruldum. Dünyada her gün hissettiğim ve duyduğum acıdan yoruldum... Bu dünyada öyle şeyler oluyor ki patron, Tanrı’nın bunlara neden hâlâ izin verdiğini bir türlü anlayamıyorum." Stephen King - Yeşil Yol
İçindeki kelebek olayım , Sen her güldüğünde Ben sevinçten uçayım İkram balekani
Gerçi daha önce sağlığım yerindeyken birkaç defa zoraki camiye gittim; kalbimi diğer insanlarla uyumlu hale getirmeye çalıştım. Gözüm camideki çinilere, nakışlara, desenlere takıldı kaldı. Onlar beni tatlı düşlere daldırıyor, elimde olmadan bir kaçış yolu buluyordum. Dua vakti geldi mi, gözlerimi yumuyor, avuçlarımla yüzümü örtüyordum. Kendi yarattığım karanlık gecede, rüyada fikri sorumluluğu olmadan tekrarlanan sözcükler gibi, dua ediyordum. Ancak bu sözcükler yürekten telaffuz edilmiyordu. Çünkü Allah, yani o yüce kudret sahibinden ziyade, ben bir dostumla, aşinamla konuşmaktan hoşlanıyordum. Çünkü tanrı benden çok üstündü. Sıcak, nemli bir yataktayken bu meselelerin zerre kadar değeri yoktu gözümde. Ben bu durumdayken, gerçekten Allah var mı veya üluhiyet makamını sağlamlaştırıp kendi halklarını yağmalamak için tasarlayan ve yeryüzünün resmini gökyüzüne yansıtan yeryüzü hakimlerinin bir mazharı mıydı: bilmek istemiyordum. Dinin, imanın, inancın ölüm karşısında ne kadar gevşek, çocukça bir şey; sağlıklı ve mutlu insanlar için hemen hemen bir tür eğlence olduğunu hissediyordum. Kör baykuş (sadık hidayet)
Oysa ben her an sana bakmak, bir sözünü kaçırmamak; bir kıpırdanışını, yüzünün her an değişen bütün gölgelerini izlemek, her an yeni sözler bulup söylemek istiyorum... Oguz atay