Ömer geçtim çaresinden eminden
Ben bu bezmin işretinden deminden
Bir elif-kâmetin derd ü gamından
Büküldü kâmetim dâl oldu meded
(Ey Ömer! Geç bu meclisin içkisiyle deminden
Geç bu derdin çaresinden ilacından
Elif boylu sevgilinin dert ve gamından
Benim boyum dâl misali büküldü meded)
Ruhlar huzurdan ayrılıp demlenmeye çekildiği vakit -bir elimde Sedat Anar bir elimde Âşık Ömer -parmak uçlarım Âsım'ın âşkının peşinden gider hep . Hani âşkı yaşamaktansa anlatmayı daha çok seven Âsım . Hani yürüdükçe uzayan menzil ile tanışan Eflatun . Demire elleriyle kuş şekli veren , iktidar taşını Filistin'in ortasına fırlatan ve asla büyümeyen Davud . Ve kör kuyudan noktanın sırrıyla çıkıp âlemi gören Üzeyir ... “Gâh cim'in ak bağrında , gâhî be'nin altında\\ An gelir he tacında , yek hakîkattir nokta ...” İyi ki şair değilim ya karanlıkları aydınlatan noktayı , derd ile gamı ya âşkı incitseydim ?