Bir adam bir zata:
"Ben ibâdetten zevk almıyorum." diye hâlini şikâyet etmiş. O zat:"Sen bütün gün gaflette kalıp beş dakika ibâdet edersen, elbette ki, ibadetten zevk almazsın. İbâdet beş dakikalık namazdan ibaret değil, bütün günü ve tüm ömrü içine alan bir faaliyettir. Bunu böyle düşünüp her yaptığın işi ibadet niyetiyle yaparsan, o zaman namazdan en büyük lezzeti alırsın." demiştir.
Malik İbni Dinar Rahimeullah buyurur ki ;
"Bir gün bir mezarlığın yanından geçerken şu şiiri söyledim :
"Mezarlığa vardım, onlara seslendim:
Hani nerede ulular ve küçümseyenler? Nerede, büyüklüsüne delil getirenler? Övündüğü zaman sözleri doğru bulunanlar nerede?"
O sırada Mezarlıktan bir ses geldi.Sesi duyuyor ,fakat seslerini göremiyordum, şöyle diyordu : "Yok oldu hepsi, yok haber verecek kimse, öldüler hepsi, haber de öldü. Toprağın kızları gece gündüz demeden, o vücutların güzelliklerini mahvediyor.
Ey Göçüp gidenleri soran kişi! Gördüklerinden ibret almıyor musun? Bir kabrin üzerinde şu yazı bulunmuştur: "Mezarlar sana sesleniyor, Oysaki onlar dilsizdir, konuşmazlar.
Sakinleri de toprak altında Suskun yatıyor Ey doymak bilmez bir ihtiras ile dünyalık yığan kimse
Bu dünyayı kim için biriktiriyorsun?
Halbuki sen öleceksin!
Ukde b. Müslim şöyle der:
Kulun hasletlerinden Allah katında en sevimli olanı, kulun Allah'a kavuşmayı sevmesidir.
Kulun Allah'a en yakın olduğu an, kapanıp Allah'a secde ettiği andır.