Hayatının son aylarında yapmaktan en çok hoşlandığı şeylerden birini yaparak metinleri ardı ardına baştan yazdı ve cilalayıp parlattı. Bu arada yeni bir kitaba başlamıştı ve daha yalnızca birkaç öyküsünü kaleme almış olduğu bu esere "Karalamalar" ismini verme fikri hoşuna gidiyordu. Ölümünden bir süre sonra Hikâye Avcısı'nı yayınlama planı tekrar gündeme geldiğinde, o yarım kalmış projenin üzerine de yeniden eğildik ve öyküleri bir kez daha okuyunca içlerinden birçoğunun Hikâye Avcısı'ndakilerle epey ortak noktası olduğunu görüp buraya eklenmeyi hak ettikleri fikrine kapıldık. İşte bu yüzden, o "karalamalar"dan yirmi kadarı bu kitabın parçası olmuştur.
İçlerinden çoğunun teması ölümdü. Eduardo, belki de ısrarla reddettiği Galli genlerini onurlandırmak için, her zaman mütevazı bir insan oldu ve hastalıklarından ya da çektiği acılardan, son günlerinde dahi, genellikle çok ciddi bir tonda bahsetmedi. Ama onun ölümle ilgili hayal ettiklerinin ya da düşündükleri- nin ipuçları gibi görünen o dokunaklı bir avuç metni mutlaka bu çalışmaya katmak istedik ve kitaba bir dördüncü bölüm ekleme