bir resimdir kırılan kum saatinde şehir
her köşede gizemli korkuların mayası
yürümeli en ücrâ hücrelerinde ömrün
belki her yıl binlerce bahar olur demiştim
bu şehrin yüreğini böyle mi düşlemiştim
renkler meğer kapkara oluyormuş derinde
ağlatılacak mıydım yorgun tepelerinde
yoksa tarih kilidi paslanmış bir kutu mu
parmak uçlarımda kan taşıyor tabutumu
yorgun bir muammadan geriye kalan nedir
nicedir çığlıkları dinmiyor denizlerin
nicedir kahrolası bir değirmendir rüya
garip çiçekler açar ardında sessizlerin