Ayetler Kitabı
1. Ben varım. Vardım. Ve var olmaya devam edeceğim. Sonsuza kadar ve sonsuzdan öte var olacağım! 2. Üzmez beni, sevmeyenlerimin ve cahillerin taktıkları isimler. Aksine, tüm ihtişamımı koyar ortaya onlar. Benden ve adlarımdan gelir, bütün ilerletici ve asil ve başkaldırıcı duygular. Albız benim; Mara benim; Seth benim; Loki derler bana;
Sayfa 229Kitabı okudu
Deniz toprak gibi gökyüzünden ayrı değildir; göğün renkleriyle daima uyum içindedir, en ufak ton farkından bile etkilenir. Güneşin altında ışık saçar ve her akşam güneşle birlikte adeta ölür. Güneş yok olduğunda deniz onu özlemeye devam eder, tekdüze bir karanlığa gömülen toprağın aksine güneşin ışıklı hatırasını bir süre korur. Bu denizin hüzünlü yansımalarının saatidir, tatlılığıyla kalbimizi yumuşatır, eritir sanki.
Sayfa 222
Reklam
“ Ah sevgilim , dürüst olalım birbirimize karşı ! Çünkü önümüzde bir düşler diyarı gibi uzanan Bu hengameli , bu güzel , bu yeni dünyada Aslında ne sevinç , ne aşk , ne ışık Ne güven , ne huzur ; ne de acının çaresi var Karanlığa gömülen bir ovadayız sanki Vurdumduymaz ordular geceleri vuruşurken Aklımızda mücadele ve kaçış fikirleri . “
Ah, sevgilim, dürüst olalım birbirimize karşı! Çünkü önümüzde bir düşler diyarı gibi uzanan bu hengameli, bu güzel, bu yeni dünyada Aslında ne sevinç, ne aşk, ne ışık, ne güven, ne huzur; ne de acının çaresi var Karanlığa gömülen bir ovadayız sanki Vurdumduymaz ordular geceleri vuruşurken Aklımızda mücadele ve kaçış fikirleri...
Sayfa 236Kitabı okudu
508 syf.
10/10 puan verdi
·
Liked
·
Read in 5 days
Karanlığa gömülen ışık
Kitap hakkında bilgi içerir. Serinin diğer kitaplarına yaptığım incelemeler: #1 #46418511 #2 #46590722 #3 #46714199 #4 #46953399 Serinin bu son kitabında Yeni-Platonculuk ve Hristiyanlık incelenmiştir. Öncelikle tarihi arka planı
İlkçağ Felsefe Tarihi 5
İlkçağ Felsefe Tarihi 5Ahmet Arslan · İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları · 2012180 okunma
sinema//
Sinema karanlığa açılmış bir pencere idi. Ölümsüz yokluk içinde, aldatıcı dünyamızı hatırlatan bu karanlık salonda, ölüm terleri dökerdim. Sinema bana göre bir eğlence değildi. O, çıldıran bir dünyanın sakinleri için bulunmuş bir eğlence idi. Ben, Yunan tiyatroları gibi güneşin altında, güzelliği, mutluluğu yakalamasını bilen oyunlardan hoşlanırdım. Çünkü güneş aydınlığında ölümler insanın sırtını ürpertmezlerdi. Gerçek mutluluk ve gerçek uygarlık güneş aydınlığında idi ve o devir gelmiş geçmişti. Bizim çağımızda uygarlık bir karanlık içine gömülmekte idi. Şehirlerimiz karanlıktı. İnsanlar yeraltinda çalışıyorlardı. Şiir karanlığın örtüsü altına saklanmıştı. Roman kahramanlarımız damarlarının ve ruhunun karanlığında yaşıyorlardı. Işık ve renk oyunu olan resim bile, renkli boyalar içinde, kararmış görünüyordu. Biz her gün biraz daha çıldıran ve karanlığa gömülen bir dünyada yaşıyorduk.
Sayfa 119 - işaretli.) ve çok güzelKitabı okudu
Reklam
Gerçek mutluluk ve gerçek uygarlık güneş aydınlığında idi ve o devir gelmiş geçmişti. Bizim çağımızda uygarlık bir karanlık içine gömülmekte idi. Şe­hirlerimiz karanlıktı. İnsanlar yer altında çalışıyorlar­dı. Şiir karanlığın örtüsü altına saklanmıştı. Roman kahramanlarımız damarlarının ve ruhunun karanlığın­da yaşıyorlardı. Işık ve renk oyunu olan resim bile, renkli boyalar içinde, kararmış görünüyordu. Biz her gün biraz daha çıldıran ve karanlığa gömülen bir dün­yada yaşıyorduk.
Sayfa 134
"Ah, sevgilim, dürüst olalım birbirimize karşı Çünkü önümüzde bir düşler diyarı gibi uzanan Bu hengameli, bu güzel, bu yeni dünyada Aslında ne sevinç, ne aşk, ne ışık Ne güven, ne huzur; ne de acının çaresi var; Karanlığa gömülen bir ovadayız sanki Vurdumduymaz ordular geceleri vuruşurken Aklımızda mücadele ve kaçış fikirleri."
Sayfa 324 - itfaiyeci- "dover sahili"Kitabı okudu
724 syf.
10/10 puan verdi
·
Liked
·
Read in 1 hours
En sevdiğimle vedalaştığım kitap. Çünkü bu sondu. Her zaman söyleyecek çok şeyim olur okuduğum kitap hakkında lakin bu kez hem çok şey var hemde hiçbir şey yok. Ne söylesem eksik ve yarım kalmış olacak zira. İçimde ansiklopedi uzunluğunda söylenecek şey var ama şunu diyebilirim: bu kitabı okuyacaksanız içinize dönmeye hazır olun. yorulmaya,
Tutunamayanlar
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202061.6k okunma
168 syf.
8/10 puan verdi
·
Read in 22 days
“Deniz toprak gibi gökyüzünden ayrı değildir; göğün renkleriyle daima uyum içindedir, en ufak ton farkından bile etkilenir. Güneşin altında ışık saçar ve her akşam güneşle birlikte adeta ölür. Güneş yok olduğunda deniz onu özlemeye devam eder, tekdüze bir karanlığa gömülen toprağın aksine güneşin ışıklı hatırasını bir süre korur. Bu denizin hüzünlü yansımalarının saatidir, tatlılığıyla kalbimizi yumuşatır, eritir sanki.” Marcel Proust; her gün gördüklerinize, yaşadıklarınıza farklı bir gözle bakmanızı sağlıyor. İnsanın ufkunu açıyor. Güneş daha parlak, geceler daha karanlık, yağmur daha puslu, renkler daha belirgin bir hal alıyor. “Yaşamak” diyorsunuz, “işte bu!”
Hazlar ve Günler
Hazlar ve GünlerMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20201,329 okunma
Reklam
“Deniz toprak gibi gökyüzünden ayrı değildir; göğün renkleriyle daima uyum içindedir, en ufak ton farkından bile etkilenir. Güneşin altında ışık saçar ve her akşam güneşle birlikte adeta ölür. Güneş yok olduğunda deniz onu özlemeye devam eder, tekdüze bir karanlığa gömülen toprağın aksine güneşin ışıklı hatırasını bir süre korur. Bu denizin hüzünlü yansımalarının saatidir...”
Aslında ne sevinç, ne aşk, ne ışık Ne güven, ne huzur; ne de acının çaresi var Karanlığa gömülen bir ovadayız sanki
Sayfa 236Kitabı okudu
"Ah, sevgilim, dürüst olalım birbirimize karşı! Çünkü önümüzde bir düşler diyarı gibi uzanan bu hengameli, bu güzel, bu yeni dünyada aslında ne sevinç, ne aşk, ne ışık, ne güven, ne huzur; ne de acının çaresi var. Karanlığa gömülen bir ovadayız sanki. Vurdumduymaz ordular geceleri vuruşurken, aklımızda mücadele ve kaçış fikirleri.."
"Deniz geceleri susmayan şeylerin büyüsüne sahiptir; bunlar tedirgin hayatımızda bir uyuma izni, her şeyin yok olmayacağına dair bir vaattir, tıpkı yandığında küçük çocuklara yalnız olmadıkları hissini veren gece ışıkları gibi. Deniz toprak gibi gökyüzünden ayrı değildir; göğün renkleriyle daima uyum içindedir, en ufak ton farkından bile etkilenir. Güneşin altında ışık saçar ve her akşam güneşle birlikte adeta ölür. Güneş yok olduğunda deniz onu özlemeye devam eder, tekdüze bir karanlığa gömülen toprağın aksine güneşin ışıklı hatırasını bir süre korur. Bu denizin hüzünlü yansımalarının saatidir, tatlılığıyla kalbimizi yumuşatır, eritir sanki. Hava tamamen kararmak üzereyken, simsiyah toprağın üzerinde gökyüzü koyulaşmışken deniz kim bilir hangi muamma, dalgalarının altına gömülmüş hangi parlak gündüz kalıntısı sayesinde hâlâ hafifçe parlamaktadır." Diyor Proust.
"Sofokles uzun zaman önce işitmişti bu nağmeyi Ege sahillerinde Ve insan acılannın bulanık gelgitini Anımsatmıştı bu ona. Bize de bu uzak kuzey denizinde Bir şeyler anlatabilir elbette. İnanç Denizi de bir zamanlar Böyle kabarmıştı ve sarmalamıştı Dünyanın tüm kıyılarını parlak, fırfırlı bir kuşak gibi. Fakat şimdi sadece ağır ağır çekilen dalgalarin Hüzünlü gürültüsü geliyor kulağıma. Gece rüzgarının nefesine katıyorlar Geniş, kasvetli kıyılardan topladıkları çıplak çakıltaşlarını. "Ah, sevgilim, dürüst olalım birbirimize karşı! Çünkü önümüzde bir düşler diyarı gibi uzanan Bu hengameli, bu güzel, bu yeni dünyada Aslında ne sevinç, ne aşk, ne ışık Ne güven, ne huzur; ne de acının çaresi var Karanlığa gömülen bir ovadayız sanki Vurdumduymaz ordular geceleri vuruşurken Aklımızda mücadele ve kaçış fikirleri."
25 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.