gelmedin; son hayal de yanıp yanıp kül oldu
bu derûnî kavgada kırılan, gönül oldu
şimdi menziller elem; yürek duman; sîne çâk
devleri mahkûm eden hayatım şimdi helak
gelmedin; yıldırımlar düştü hülyalarıma
nasıl kıydın be zâlim, masum rüyalarıma
sana doğru her adım neden hep ölüm sunar
seni her andığımda, renk solar, desen yanar
hangi rüzgâr sabırla böyle koşar ardından
hangi el nakış nakış gergef dokur adından
susarsam, anlatır mı seni göklere tarih
bensiz olur mu sabah, güler mi kara talih
gelmedin; koptu zincir; parçalandı anılar
sardı bütün ruhumu tükenmeyen ağrılar
kalbimin pembe köşkü harâb oldu; gelmedin
bahçesinde açan gül turâb oldu; gelmedin
bil ki, kıyamet kopsa, bu ateş sönmeyecek
heyhat!..şâir mehtaba bir daha dönmeyecek
bozulmuş saatleri ölümle iyi etmek
ölümle açmak kurumuş dudakları
ölümle açmak kapanmış gözleri
öleni ölümle diriltmek
ölümle sağ tutmak sağ olanı
ölümün ışınıyla görmek
karanlık gecede
karataştaki
kara karıncayı
-bizi unuturlar
senato seçimlerinde
sofrada değil belki şölende
biz nerdeyiz arkadaşlar düğün nerde
biz konuğuz şölende
ama gün olur anılmayız
manastırda bile
suyu arayan adam değil
suyun aradığı adam ol sen de
sen doğu olursan güneş sana gelecektir
sen kuşluk olursan kuş sende ötecektir
sen kuyuda oturacak bir ders taşı bulursan
bir kabri dışından oyan yontan değil
içinden insan biçiminde kışkırtan olacaksın