Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Teknoloji kendi hedefini tayin edebilirmiş ve teknolojiye karşı çıkmak bizzat çağın gereklerine, yani "çağdaşlığa" karşı çıkmak olurmuş gibi bir zan hâkim. Böyle bir zan söz konusu ki 2007 yılında İstanbul Üniversitesi'nde "Oyalı" adı verilen bir koyun klonlandığı zaman, Dolly klonlandığında (1997) tüm dünyada yapılan tartışmaların binde biri bile burada yapılmadı, ne akademide ne medyada.
Tıp teknolojisindeki gelişmeler hayata ve ölüme dair anlayışımızı değiştiriyor. Mesela "ölme hakkı"ndan, "yaşama hakkı"ndan bahsedebiliyoruz. Hâlbuki ölmek ya da yaşamak bir kaderdir, bir kaçınılmazlıktır. Bütün kadim anlayışlarda bu böyledir. Günümüzde biyoteknoloji bu kaçınılmazlıkları aşmak üzere hayatın ve ölümün sınırlarında geziniyor. O yüzden hem "ölümde iyi"yi (ötenazi) hem de "doğumda iyi"yi (öjenik) tartışıyoruz.
İnsan, mükemmel bir mikrokozmos idi. Hıristiyan ortaçağında Tanrı'nın yaratışının zirvesi olarak kabul ediliyordu. Müslümanlar için eşref-i mahlukattı. Müslümanların ufkunda mükemmeli temsil eden varlık, kanlı canlı bir insandı: Hazret-i Peygamber.