• Aradan çok zaman geçer bazen.
    Bir kaç mevsim, bir kaç insan, bir kaç anı, bir kaç acı.
    Her şey biter, hesaplar ödenir, defter kapanır.
    Sonra olmadık bir zamanda, olmadık bir yerde saçma sapan bir karşılaşma olur.
    Sonra..
    Sonra bir şey olmaz, olmasın da zaten.
    Sonra sadece gülümser insan.
    Acı acı derler ya, öyle.
    Öyle işte.
    Zaten bu değil mi yaşamak denen karın ağrısının vasıfsız özeti…

    Ali Lidar
  • 248 syf.
    ·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
    İçim parçalanarak bir kitabın daha sonuna geldim. Hiç yarın ne olacağız diye düşünüyormuyuz hayal kurarken. Sevdiklerimizin değerini biliyormuyuz onlarla olduğumuz her gün için dua ediyor muyuz.
    Duygu ve Ümit tesadüflerle tanışan aşkı yakalayan iki genç yürek. Ayrlıklar da olsa mesafeler de girse kopmayan sevgilerinin peşinden ve mutluluğu yakaladılar. Fakat önce evlat hasreti ile sınav oluyorlar. Bir süre çocukları olmuyor üzülüyorlar tam ümitleri tükenirken Kuzey geliyor.
    Tam bir aile olmuş mutlu yuvalarında yaşarlarken Duygu da başlayan bir karın ağrısı hayatlarının dönüm noktası oluyor.
    Karnındaki tümör teşhisi sevgilerinin güçlendirmek için hayata karşı bir sınava daha sokuyor onları.
    Hastanede geçmeyen günler iflas etmeye başlayan organlar Ümitin usanmadan bıkmadan sevgiyle yaklaşımı Duygu'nun bütün acılarına rağmen hayata tutunması. Çünkü onu hayata bağlayan çok güzel bir neden vardı oğlu Kuzey.
    O ne kadar direnmeye çalışsa da maalesef ki bizim bağnaz toplumumuzun düşüncesi ve bakış acısı Duyguyu sevdiklerinden ayırdı. Çünkü organ bağışı haram diyen bir toplumda yaşıyoruz ne yazık ki.
    Siz 2 yıl boyunca boğazdan beslenmenin ne olduğunu düşündünüz mü hiç. Bilinç sağlığınız yerinde ama birşey yapamıyor birine bağlı olarak yaşamanın ne olduğunu yaşadınız mı. HAYIR. Bunlar Duygu'nun yaşadıklarının yüzde biri bile değil okurken hep şükür ettim ben ettim siz düşünün.
    Bugün sağlıklısınız yarın hakkında fikriniz var mı. Beni sevenler belki kızacak bu sözüme çok saçma konuştun diyecek ama okusanız belki hak verirsiniz. Organ bağışcısı biri olarak şimdi alsalar da versem böyle yaşayarak kime faydam var en azından birine can olurum dedim...

    Organlarımı vermem günah derken o organa muhtaç kalabileceğinizi bir kere düşünün olur mu???
  • Saat bir buçuğu bulduğunda kalan son zevk damlası da buharlaşmış, ardında sadece baş ağrısı bırakmış oluyordu. Harikulade bir dünyanın harikulade sakinleri değil de sefil ve rezil bir şekilde sarhoş olmuş, karın tokluğuna çalışan bir işçi grubu olduğumuzu idrak ediyorduk. (…) Genel olarak bakıldığında, mükemmel ve coşkulu bir halde mutlu olduğum o iki saat, ardından gelen baş ağrısına değiyordu. Mahalledeki bekâr ve gelecekten ümidi olmayan birçok erkek için haftalık içki âlemi, hayatı yaşanılır kılan tek şeydi.
  • Hayat tam bir karın ağrısı geçmesini bekleyeceğiz...
  • 520 syf.
    ·10 günde·7/10
    Konuya çok başka bir açidan yaklaşacağım. Benim çikolata, şiir ve çicek sevmemem, bunların güzel şeyler olmadıği anlamina gelmiyor. O yüzden bırakın Atatürk'ü sevmeyen insanlara zorla sevdirmeye çalışmayin, bu polemiklere girmenin manası yok cünkü. Ben girmiyorum, bu tarz insanlara da kitabı inatla önerip karın ağrisi çekmiyorum. Rahatım valla...
    Kitap klasik yılmaz özdil tarzı. Adam köşe yazarı ve ondan kusursuz bir tarihçi edasıyla yazmasını beklemek anlamsız. Bilimsel tarih okumak istiyorsanız Hüseyin yeniçerinin a.i.t kitabi var onu okuyun, sinan meydan okuyun mesela.
    Köşe yazisi tarzi yazdıgi için kitap kütür kütür erik gibi gidiyor.
    Yazılan çoğu şeyi lisans dolayisiyla zaten biliyorum ama üzerine durduğum noktalar da var. Mesela Atatürk'ün kedisi kadife hanim ve köpeği alp'in adini ilk defa duydum. Sonra karadeniz gemisi hakkinda hiç bilgi sahibi değildim. Burada ögrendim. Makbule Atadan'ın yaptiklarini ülkü adatepenin yaptiklariyla karıştırıyormuşum. Orasi da oturdu.
    Atatürk'ün manevi evlatlarina da tek tek yer verilmiş. O kismi da severek okudum. Atatürk' ün manevi kizi afet inan hakkinda, iqsu Atatürk'ün köpeği foxdan daha düşük olan insanların yazdıklarını kaale bile almayın. Kendileri psikiyatrist tasdikliler çünkü. Yil 2019 hala rakı içtiği tartışılıyor. İyi yapmış sefası olsun. Hala cenaze namazında tekbir neden Türkçe getirilmiş o tartışılıyor... millet uzayda koloni kuracak, nasıl bir karın ağrisiysa hala bunlar tartışılıyor. Vallahi bıktım. Bu kitabı okuduğum sürecte müge anli da bir palu ailesi varki sormayın.... muskalar, büyüler... rastgele arapca harflerle yazilan sözde cin kovucu şeyler.
    Sevgili Atatürk başta olmak üzere annecim ve babacım beni bu sistemde eğiterek büyüttüğünüz ve elinizden geldiği kadar iyi yetiştirmeye çalıştığınız için tesekkur ederim. Palu ailesi gibi bir ailede dogabilir, müge anli şu an benim cesedimi arayabilirdi. Teşekkür ederim.
    Şu an kendi hayatima kendim yön verebiliyorsam. Bu cumhuriyetin bir kazanımidir. Allahıma da şükürler olsun böyle güzel bir ülkede dünya'ya geldim.
    Bu kitapla bu yazdıklarının ne alakası var diyecek olanlar vardır. Kitabi anlatmaktansa kitap sonrasi his ve düşüncelerimi paylaşmayı daha çok seviyorum çünkü. Ayrica bu kitap ile birlikte piyasaya çıkan çocuk kitapları gereksiz pahali... en azindan d&r da pahali. Sömürgeciliğin gereği yok. Ben almam.
  • Karnımın ağrısı gerçekten çok belalıdır benim. Kolay kolay geçmez. Bir keresinde onbeş yıl kadar sürmüştü. Onu o kadar kanıksamıştım ki, bir gün kendi kendine geçiverdiğinde paniğe kapılmıştım. Karın ağrısı bile uzun sürdüğünde bir yer yapıyor insanın hayatında. Ona bile alışıyorsun. Hatta onu bile özlüyorsun...
  • 169 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Kitap (yeni baskısı) 3 bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Osmanlı devrinden başlayarak Türkçüleri hedef alan İslamcıların yazıları ve bunlara cevap veren meşhur Türkçülerin cevapları bulunuyor. İkinci bölümde genel olarak Cumhuriyet devrinde Türkçülüğü hedef alan İslamcıların iddiaları ve bunlara cevap vermiş meşhur Türkçülerin cevapları yer alır. Ayrıca iki bölümde de Türkçülük düşmanlığı yapanların kim oldukları ve niyetleri detaylı olarak anlatılmıştır.
    3. bölüm daha önce "Müslümanlar Dinleyin" adıyla yayınlanmış eserdir. İslam'ın kaynaklarına göre, Kur'an ayetleri kaynak gösterilerek, Türkçülük davasının haram olduğu yalanına cevap verilmiş ve Kur'anda geçen ırkçılık örnekleri derlenmiştir.
    Sonuç olarak; Karın Ağrısı, geçmişten günümüze siyasal İslamcı takımının yalanlarını, niyetlerini, karın ağrılarını anlatan ve İslam perdesi altında Türk düşmanlığı yapanlara cevap veren bir kitaptır.

    "Türkçülerin davası, milletin imanını ya da ahiretini kurtarmak davası değil, milli varlığını devam ettirmek ve milleti yükseltmek davasıdır. Din, mezhep, ibadet vs. meselelerin üzerinde mücadele cephesi açmıyor olmamızın nedeni; dinin varlığını inkâr etmek, o varlıktan rahatsız olmak, daha eski dinlerin taraftarı olmak, dinsiz olmak gibi saçma iftiralarla açıklanamaz. Biz insanları dinlerine göre değil soylarına göre ayırmaya devam ediyoruz."