Her düşünce bir miktar haklılık payı içerir, tıpkı düşünceleriniz de olduğu gibi. Bilginin, bir insanın yaşama süresinden daha fazla olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Lütfen beni yanlış anlamayın, bahsettiğim olgu sadece içinde yaşadığımız döneme ait bir durum değil. İnsanın elinde cüzzi miktarda bir para (zaman) var. Hal böyle olunca, doğal olarak birey parasını boşa harcamak istemiyor ve buna dair kaygı yaşıyor. Hatta kimi zaman bireyler, ellerinde tuttukları sürahiye, okyanusları doldurmayı isteme durumuna bile gelmektedir. Sizinde bildiğiniz gibi bu durum balığın çöle aşık olup, sahra çölünün kızgın topraklarında yaşamayı istemesi kadar zor ve imkânsız bir durum. Bu noktadan sonra düşüncelerimin daha iyi anlaşılması için maddeler halinde yazmamın daha iyi olacağı kanısındayım:
(1) Bazen okuduğumuz eserlerin kalitesiz olduğunu ve zaman kaybettiğimizi düşünürüz. Şahsen, sevdiğim bir yemek dururken, sevmediğim bir yemeği yemeyi tercih etmem. Ama sevmediğim bir yemeği bile yersem, fiziksel ihtiyacımın karşılanmış olacağının da farkındayım. Sadece istediğim düzeyde bir haz duygusu yaşayamayacağım. Kitaplar da biraz, söz konusu bu duruma benzer. Bazı kitapları okuduktan sonra, harcadığımız zamanın değdiğini düşünürüz. Bazı kitapları okuduktan sonra ise kendimizi sorgularız, ben şimdi ne okudum, diye. Ama şöyle bir durum var ki, okuduğumuz eser ister kaliteli olsun ister kalitesiz olsun beyin hücrelerimizin değişmesine neden oluyor. Bu yüzden bir eseri okuduktan sonra zaman kaybı olduğunu düşünmek yerine olumluya odaklanmanızı tavsiye ediyorum. Yanlış anlamayın, eleştirmeyin demiyorum! Okuduğunuz eseri eleştirin. Gerek kurgu bakımından gerek ise dil bakımından yapısına bakın. Kurgu ve dili zayıf mı geldi, bunu ifade edin. Ama bilin ki, siz farkında olmasanız bile, kurgusu ve dili zayıf olan bir eser bile gelişiminize katkı sağlayacaktır.
(2) Size özel bir sofra serildiğini düşünün. Daha önce hiç tatmadığınız yemeklerin bulunduğu bir ziyafet. Başlangıç aşamasında neyin iyi olduğunu öğrenmek için tatmanız gerekiyor. Kitap dünyasında yetkin eserler seçmek de bu durum ile benzerlik göstermektedir. Kaliteli eserleri okumanız için aynı zamanda kalitesiz eserlerle de bir miktar etkileşim içerisinde olmanız gerekir. Öte yandan farkında olduğunuz gibi bir avantajınız var. Daha tecrübeli kişilerden yardım alabilirsiniz. Lise yıllarınızı düşünün, bizlerden daha tecrübeli öğretmenlerimiz ve onların önerdikleri kitaplar vardı. Gerçi ben bu kitapları bize zoraki dayattıkları için hiç sevmemiştim. Bir ön yargı oluşturmuştum bu eserlere karşı. Ama sahip olduğum ön yargıyı kırdıktan sonra gerçekten iyi eserler olduklarını görmüştüm. Bana sürekli klasik eserleri okumam önerilirdi. Ben ise klasik yapıtların, sadece bir tezahürden ibaret olduklarını düşünüyorum. Benim için klasikler; Öz'ün farklı kişiler tarafından yorumlanmasıyla oluşmuş eserler bütünüdür. Bu yüzden azınlığın okuduğu daha köklü yapıtlar her zaman bir adım önde gelmiştir benim için. Lütfen, yanlış anlamayın: Küçümsemiyorum! Eminim klasik olarak gösterilen her bir eser, gelişiminize katkı sağlayacaktır.
(3) Okuma alışkanlığını geç edinmiş bir bireyseniz, tıpkı benim gibi, birçok çocuk kitabını okumamışsınızdır. Çocuk kitaplarını okumayan birçok birey, bunları yadırgamaktadır. Zaman kaybı olarak görmektedir. Lütfen siz bu hataya düşmeyin! Bir insan, yaşam dönemlerinden oluşur: bebeklik, çocukluk, gençlik ve yaşlılık gibi. Bebeklik dönemini yaşamadan yaşlılık dönemine atlayamazsınız. Bu yüzden gelişiminiz için, eksik kalan çocukluk yanınıza da eğilmenize yararlı görüyorum. Lütfen içinizdeki çocuğun boynu bükük kalmasın.
(4)Okuduklarınıza dikkat edin, midenize oturmasın! Bir eseri okuduktan sonra, hazmetmek için kendinize biraz zaman tanıyın. Zamanın azlığından dolayı acele etmeyin. Kitaptan kitaba saldırmayın. Okuduklarınızı özümseyin, düşünün ve yorumlayın.
5)Boş zamanda kitap okumayın! Kitap okumayı boş zaman eylemi olarak değerlendirmekten kaçının. Sürekliliği sağlayarak, kendinize kitap okuma zamanı ayırın.
6)Kendi alanınız ile ilgili eserleri boşlamayın. Alan dışında okuduğunuz kitaplar ile alanınıza yaklaşın. Vesselam, bakış açınızın gelişmesi için farklı farklı türlerden okuma yapın.
Not : Yazdıklarımı bir yerden alıp kopyala yapıştır yapmadım. Yanlış anlamayın, düşünerek yazdım. Ama orucun verdiği açlıktan dolayı düşüncelerimi tam olarak ifade edememiş olabilirim. Umarım, okurken vaktinizin boşa harcandığını düşünmezsiniz.