Ben de katilime âşıktım, beni vurdu kendi silahımla Yerlere serildim, gözümü açtım tek başıma, ah Kalbimde senin izlerin silinmez Aşkın ateşi yakar, kimse söndüremez
Cengiz mi Timur mu Atilla mısın?
Yakınını hastalıktan kaybedenler varsa da bilirler ki son anları yaklaştığında bir güzellik gelir neşe gelir insana ve iyileşecek sanırsınız. Ecelden evvela mısın? diyor Cemal Safi. Allahım lütfen ecelden evvela olmasın diye dua edersiniz, gerçekten iyileşsin diye sonra herşey daha berbat bir hal alır. Ölen öldü ama geride kalanlar, Yahya Kemal'in dediği gibi "Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli." Ve... Sevmekte yorulur, sevmenin de eceli vardır... Git derim gitmezsin, gel derim gelmez Yeter be arkadaş sen bela mısın Her gün mü ağlanır hiç mi gülünmez Sen beni üzmeye müptela mısın? Neler çektim, bir ben bir Allah bilir. Ya çek vur katil ol, ya düşün delir. Ölümcül hastaya güzellik gelir, Sen yoksa ecelden evvela mısın? Hastan oldum haşadımı görmedin, İlacımdın bir katreni sürmedin, Fırat oldun bir yudum su vermedin, Sen yoksa hayırsız Kerbela mısın? Kan akıttım; vuruldum da vurdum da Kâr etmedi elden gelen yardım da Taş üstüne taş koymadın yurdumda Moğol’un ettiği istila mısın? Yediğin naneye bakar mısın sen Kalbimden defolup çıkar mısın sen Girdiğin her yeri yakar mısın sen
Reklam
Susmayın!!!İnsanlık sınıfta kaldı!!! Demir Parmaklıkların Ardında Gizlenen Çığlıklar..Filistinli tutukluların anlattıkları, yalnızca bir hapishane gerçeğini değil; insan onurunu hedef alan ağır bir baskı düzenini gözler önüne seriyor.Her gün yeni bir sayım, yeni bir tehdit, yeni bir korku...Amaç sadece kontrol değil; iradeyi kırmak, insanı kendi kimliğinden koparmak ve onu bir sayıdan ibaret hale getirmek. Bugün tutuklulara yönelik daha ağır cezaların tartışılması ise endişeleri daha da büyütüyor. Demir kapılar ardında yaşananların üzeri örtülmeye çalışılsa da gerçek değişmiyor: Onlar sayı değil, hayatları çalınmış insanlar. Her birinin bir adı, bir ailesi, yarım kalmış hayalleri ve adalet bekleyen bir hikâyesi var.Dünya susarken, hapishane duvarları daha da yükseliyor. Dünya görmezden geldikçe, zulüm iddiaları daha da cesaret buluyor. Sessizlik burada tarafsızlık değil; mazlumun feryadını duymamayı seçmektir. Unutma!Bir gün bu duvarlar yıkılacak. Ama bugün susanların sessizliği de tarihin kayıtlarında kara leke olarak yerini alacak!!! Yâ Kahhar... Katil İsrail'in yıkılışını bizlere de görmeyi nasip eyle Allâh'ım 🤲 🇹🇷🇦🇪 Amin
Filistin
10 ADET CV ŞABLONU HEDİYE EDİYORUZ...
Herkese Merhaba, Workshopers.com olarak her gün takipçilerimize kariyerlerini ileriye götürecek faydalı e-kitaplar, şablonlar, ve tavsiyeler paylaşıyoruz. Gönderimizi beğenip, Whatsapp kanalımıza katılarak sizinle paylaşacağımız hediyelere her gün ulaşabilirsiniz. Kanalımıza katıl, hediyeleri kaçırma... Kanal Linkimiz: whatsapp.com/channel/0029Var...
Alıntı
Neden katil olmaktan korkuyorum ki... Oysa her aklıma geldiğinde öldürmeye doymadım kendimi...
Tıbbi sekreterlik kabus aslında.Yanımda kasap doktorlar olacak.
"Sence sadece kanser mi? Psikiyatriye gittim. Antisosyal kişilik bozukluğu olan bir erkeğe ilaç yazıldı ve askere gidebilir raporu verdi. Şaka gibi. Bana döndü. Kendime zarar verdiğimi ve çevreme de zarar verebildiğimi söyledim. Psikiyatrist adam güldü ve "sevgilinden mi ayrıldın?" diye cinsiyetçi bir soru sordu alayla. "Hayır" dedim. Bir ilaç hafif yazdı. Yolladı. İlaç midemi bulandırdı. Kullanamadım. Psikoloğa da göndermedi. 15 yaşımda psikologa gittiğimde psikolog kadın elime kitap adı yazdırdı. "Sosyal fobi değil, çekingenliğin var. Bazı insanların az arkadaşı olur" diyip bütün hayatımı, kullanamadığım tek toplu taşımayı bile anlamadı. Çok sinir oldum. En sonunda ben araştırıp kendimi kendi yöntemlerimle hayatta tutmaya çalıştım. Tek tek özgün taktikler buldum toplu taşıma kullanmak ve insan içine tek kalabalık yerlere gitmek için. Nefes alamıyorum. "Sanırım burnumda et var" dedim. Adı üstünde "sanırım". Kesin değil. Burnuma bir ışık tutup baktı kulak burun boğaz erkek doktor. Bir film bile çekmedi veya tavsiye vermedi belki başka bir şey olabilir diye. "Köpek g*tünü görmüş yaram var sanmış" dedi. İlaç bile yazmadı. Odayı sinirle terk ettim. Böbreğime baktırmayı bile halamın doktorun üstünde birkaç ikazıyla oldu. Yanılmadım. Böbreğimin biri küçük, diğeri biraz büyüktü. Enfeksiyon vardı. Bir keresinde de böbreklerime bakan kadın doktor beni zorbalayarak 15 yaşımda "erkek doktor baktırmazsan bakar" tehdidiyle yanımda halam da varken cinsel muayene yaptı. Doktorların çoğundan nefret ediyorum. Narsist, ruh hastası, kendini beğenmiş ve katil ruhlu bilinçli veya bilinçsiz dikkatsiz insanlar topluluğu. Kan testlerine bile dikkatli bakmıyorlar. Bir şeyinin olmadığını söylüyorlar. Vücudunda tamamen eksiklik çıkana kadar susuyorlar. Neymiş? Değerler birkaç değerle
1000Kitap
Reklam
Reklam