KAUDUPUL

Acılar olmadan yazılabilir mi? Edebiyat, yaşam ve ölümün sınırlarının artık acıları tutamadığı, tutmaya yeterli olmadığı yerde başlamıyor mu?
Reklam
Yalnız sağlıklı insan aklı ile yaşansaydı, değmezdi yaşamaya, can sıkıcı olurdu. Tam aksine güzel olan dünyanın gökyüzü altında bir deliler topluluğunu andırması.
Tanınmadığın bir kentte ne denli isterdin yitip girmeyi… ama öyle kolay değil. Henüz rüzgarlara doydun mu? Yeterince haykırabildin mi? Gerçekten?
Çağımızın en büyük acısının yaşamını yabancı ülkelerde kazanmak zorunda bırakılmışlık olduğunu görüyorum.
Kalıplardan kaçmak için gidiyorum. Gitmekten yılmayacağım. Kentlere gitmek, geri dönmek, ülkelere gitmek, tımarhaneye gitmek, gene gitmek, gene gelmek, hiçbir şey yıldırmayacak beni. Yaşamı, GİTMEK olarak algılıyorum.
Reklam