Öncelikle tevafukken karşı karşıya kaldığım ve imzalatma fırsatı bulduğum bu kitap ile karşılaşmam gerekiyormuş demekki bu ayda. Sohbet havasıyla okurken içimizden biri konuşuyormuş gibi de hissettiğimiz mütevazı bir eser. Ramazan’da okursanız etkisi ayrıca artacaktır. Rabbim istifade edebilenlerden eylesin.
Ama sahura kalkılmayan iftarlarda kalabalık sofralara oturulmayan, hürmet edilen büyüklerin küçüklerin orucunu satın almaya çalışmadığı topluca teravihlere gidilmediği, camilerin her köşesinin tadına varılmadığı bir dünyada Ramazan nedir ki bir çocuk için? Aileden ve çevreden kulağına ramazan hakkında şükürler, iltifatlar ve heyecanlar yerine; günlerin uzunluğuna, havaların sıcaklığına dair şikayetler çalınan bir çocuk, anne babasını bile tedirgin eden bu ayı nasıl sevebilir?
Bir hedefe sıkı sıkıya yönelmemiş, gücünü ve imkânlarını o hedef doğrultusunda organize edememiş her yetenek, zamanla söner ve sahibine iki cihanda sorulacak bir hesaptan başka bir şey kazandırmaz.