Böylece Ramazan, içimize bir ”acaba” düşürür. Beğendiğimiz, sevdiğimiz, olmak istediğimiz hâller gerçekten ”iyi” midir? Her daim karnı tok, sırtı pek olmak; tiril tiril dolaşmak, yorulmadan, üzülmeden her istediğine ulaşmak, her zevki tatmak iyi midir? Bana iyi gelenle Allah’ın iyi dediği aynı şey midir? Benim bakınca acıdığım, önemsiz gördüğüm, itibar etmediğim biri Allah katında tam tersi ise kaybeden kimdir, kazanan kim? İşte ramazan, bütün bunları düşündürür hatta düşündürmelidir. Zihnimizdeki değerlerle Rabbimizin değer verdikleri arasında oluşabilecek tezatlara dikkatimizi çekerek, değerler sistemimizi yeniden gözden geçirmeye çağırır. Bozulan, amacını şaşıran, haddini aşan ne varsa aslına döndürmeye davet eder.