VE EN ÖNEMLİSİ, NAMAZIN HUŞÛSU İÇİN BİLİNÇALTIMIZDA ALLAH İLE BERABER OLMAK İSTİYORSAK NAMAZ DIŞINDA DA ALLAH İLE BERABER OLMALIYIZ. YANİ EVİMİZDE, İŞİMİZDE, ALIŞVERİŞİMİZDE, SOSYAL MEDYA VE SOSYAL HAYATIMIZIN HER ALANINA ALLAH’IN HÜKÜMLERİNE (EMİR VE YASAKLARINI) HAYATIMIZIN MERKEZİNE KOYARAK YAŞARSAK NAMAZDA DA BİLİNÇALTIMIZ ALLAH İLE OLACAKTIR.”
Çalan telefon için camiden çıkanımız, namaz kılarken telefonu önüne koyanımız, namaz aralarında telefonla uğraşanımız, Cuma günü imamın okuduğu hutbeyi dinlemek yerine sosyal medyaya takılanımız, sosyal medyadaki mesajlara cevap verenimiz… Hocaların cemaatle namaza durmadan önce sürekli çalan telefonlar için uyarısı, namazlarımızda bile bilinçaltımızın nomofobik olduğunun kanıtıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v), hiçbir günahı olmadığı hâlde olağanüstü durumlarda bile namazlarını ihmal etmediğine göre acaba biz neyimize güvenerek “Allah Teâlâ affeder!” diyoruz, bilmiyorum.