Bir şey, sona ermek için başlamıştır. Serüven uzamaya gelmez, ona anlam veren ölümüdür yalnız. Bu ölüme, belki benim de sonum olan bu ölüme sürükleniyorum. Geriye dönmek elimden gelmez. Her an, ardından geleni getirmek için ortaya çıkar. Her ana, bütün varlığımla sarılırım. Onun yerine başkasının konulamayacağını bilirim. Ama onu yitip gitmekten alıkoymak için bir şey de yapamam.
Geçmişi ne kadar yoklasam, imge kırıntılarından başka şey bulamıyorum orada. Onların neyi canlandırdıklarını iyice bilmiyorum. Birer anı mı, yoksa kuruntu mu olduklarını da bilmiyorum.
Çoğunlukla bu imge kırıntıları da yok oluyor. Geriye yalnız sözcükler kalıyor.