Standish batmakta olan güneşe bakarak, "Insanın sonsuza dek böyle, bir şeyi düşünmek zorunda kalmadan sadece huzurlu hissederek yaşayamaması ne kötü," demişti.
Geleceğe dayanarak yaşarız; "yarın", "ileride", "iyi bir işim olunca", "yaşlandıkça anlarsın. Bu tutarsızlıklara hayran kalmamak elde değil; çünkü ne de olsa ölmek var işin içinde. Yine bir gün gelir, insan otuz yaşında olduğunu görür ya da söyler. Gençliğini belirtir böylece. Ama, aynı anda, zamana göre yerini de belirtir. Zamanın içinde yerini alır. Geçmesi gerektiğini söylediği bir eğrinin belirli bir anındadır. Zamanın malıdır, içinin ürpertiyle dolması üzerine, en kötü düşmanı olarak görür onu. Yarını istiyordu hep, tüm benliğinin bundan kaçınması gerekirken, yarının gelmesini diliyordu.