Beni kitap dolusu bir odaya kapatsınlar. Ama milyonlarca olsun kitaplarım . Cezam dışarı çıkmamak , hep onları okumak olsun . :) Dünyanın en mutlusu olurdum .
Bu kitabın çok güzel olacağına inanmıştım aldığımda ama şuan biraz hayal kırıklığına uğradım . Kitap , Kirk adlı bir adamın yıllar öncesinde bir adamı öldürüp ,karıncalara yedirtmesini, bu yüzden de kendisinin bir büyücü tarafından lanetlenip , öldürdüğü adam gibi kendisinin de öldürülmesini anlatıyor. Ben çok daha farklı olay lar bekliyordum. Kirk ' e karabasan veya cin gibi varlıkların musallat olması ,adamın başına açtıkları belaları nasıl yendiği gibi olayların olmasını bekliyordum. Benim hayal kırıklığına uğramanın bir sebebi de kendi aklımdan kitabı şekillendirişim olabilir aslında. Bir günlük bir boşluğunuz olduğunda okumanız için tavsiye edebilirim.
KarabasanTim Fox · Kalipso Yayınları · 2012261 okunma
"...Çok az kan var ; çünkü karıncalar kan içerler. Asit gibi girdikleri yeri oyarlar. Hem de şaşılacak derecede süratle. Çevreyi saran sis zamanla dağıldıkça, ortaya yemyeşil ağaçlar, sarmaşıklar ve bir de dala tünemiş o uğursuz kuş çıkıyordu. Aradan ne kadar bir zaman geçerse geçsin , peşini bırakmayacak olan o sesi her an kulaklarında duyacaksın : BU DÜNYADA YA DA ÖTEKİNDE... YARIN VEYA YİRMİ YIL SONRA "
Sinsi bakışlı bir çocuk belli belirsiz gülüyordu "Saat on oldu , patron !"
Kirk titreyen ellerini yüzünde gezdirdi. Yedi yıldır boş bir ev , yani yedi yıldır kurulmamış bir saat... Pas mı, toz mu, yoksa bir böcek mi tekrar çalışmasına sebep olmuştu?
Kabus... Ve kabusunda tırmanıyorlar , kapıların altından giriyorlardı ; yüzlerce defa büyütülmüş haliyle geliyorlardı , böcek öldürücü reklamındaki gibi.
Karıncalar vardı ağaç gövdelerinde , caddeler boyunca . Bir akşam sığındığı kahvenin döşemesinde de geziniyorlardı. Karıncalar her yere giriyorlardı, her yerdeydiler.
Ve bu yüzden Kirk hiçbir yerde uyuyamazdı ; çünkü uykusu karıncaları doğurup, yırtıcı ve milyonlarcasını üstüne saldırtıyordu.