Kelebek

Kelebek
@kdilgerm
Yüzünüz, yalanın canlı bir simgesiydi! instagram.com/kardelennozbek?...
Son derece normal bir insan olduğuna inanıyordu. Ölmeye karar vermesinin çok basit iki nedeni vardı, bunları açıklayan bir mektup bırakacak olsa pek çok kişinin ona hak vereceğinden hiç kuşkusu yoktu. Birinci neden: Yaşamındaki her şey hep aynıydı vebir kez gençliği sona erdi mi hep yokuş aşağı gideceği belliydi: Yaşlılık dönüşü olmayan izler bırakacak, hastalıklar birbirini kovalayacak, dostlar birer birer yok olacaktı. Yaşamını sürdürmekle hiçbir şey kazanmayacaktı, tam tersine acı çekme olasılığı hep artacaktı. İkinci neden daha felsefiydi: Veronika gazete okuyan, televizyon seyreden, dünyada olup bitenlerden haberli biriydi. Her şey yanlıştı ve kendisi herhangi bir şeyi düzeltebilecek durumda değildi bu, tamamıyla âciz olduğu duygusunu büyütüyordu içinde.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yaşamın, harekete geçmeden önce doğru ânı beklemekten ibaret olduğunu biliyordu Veronika.
Sayfa 17
"Bu dünyada hiçbir şey rastlantı sonucu meydana gelmez." Tam da ölmeye başladığı anda nereden çıkmıştı bu ilk satır? Kendisine yönelik gizli mesaj mıydı bu; basit rastlantılar yerine gizli mesajlar vardıysa?
Sayfa 14
Puan vermedi·282 syf.·
2023 3. kitabı
YAŞIYORUM... Her gün bulunmak istediğiniz hayatta değil de bulunduğunuz hayatta an'da kalarak, kendi seçimleriniz ve düşüncelerinizle hareket ederek, sevgisiyle, hüznüyle, kabullenerek "yaşıyorum" bu hayatı diyor musunuz? Yoksa pişmanlıklar girdabında bir kara delik gibi içinize mi çekiliyorsunuz? Gitmek, yok olmak, var olmamak,  yaşamamak... Kitabın baş karakteri Nora Seed  sevgisizliği ve o sevgisizliğin getirdiği kayıpların acısıyla yaşamak istemediği bir anda intihara kalkışır ve kendini "Gece Yarısı Kütüphanesi" nde bulur. Hayatında yaşamak istediği bir çok olasılığı barındıran kitapların olduğu bu kütüphanede dilediği, hayalini kurduğu, pişmanlıklarını yaşadığı, keşke dediği, mutluluğu ve tüm hayatlarını yaşama şansını yakalıyor ve merakla bizi  içine sürüklüyor. Nora gibi  "Pişmanlıklar Kitabı'' nı elimize aldığımızda acaba ne tür pişmanlıklarımızla yüzleşir olurduk ?  Tam o esnada kitabı okumayı bıraktım, düşündüm... Bu hayatta hayalini kurduğum ve yaşamadığım bir çok şey olduğunu gördüm ve hayallerimi yaşamak için hiç bir şey yapmadığımı da gördüm. Hayatımızı yönlendiren biz miyiz yoksa sevdiklerimiz tarafından mı şekillendiriliyoruz. Okumak istediğimiz okul, yaşamak istediğimiz yer, iş, eş, mükemmel evlat, "Hayır" dediklerimiz, "Evet " demek zorunda kaldıklarımız, sürekli yaşadığımız her an için birilerini sorumlu tuttuğumuz bir hayatta hangi tercihler bize aitti? Yaşamı ne kadar kabulleniyorduk? Ölümü, sevgiyi... Bir sonraki anı düşünürek geçirdiğimiz her an, yaşadığımız şu anı ve fırsatları kaçırmamıza neden oluyor. Gökyüzünün sonsuz olduğunu, kendi tercihlerimize sadece kendimizin hesap verdiği mutlu ve ya mutsuz her şeyin öğretici olduğunu, sevginin iyileştirici gücüne inanmamız gerektiğini gördüğümüz de her şey olmamız gerekmediğini her şeyi
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma
Farklıydı çünkü artık başkalarının hayallerini gerçekleştirmek için yaşamak zorunda hissetmiyordu kendini. Hayalindeki mükemmel evlat, kız kardeş, partner, eş, anne, çalışan olmaya uğraşmak tansa, doyum verici bir hayatı ancak yalnızca insan olarak, kendi amacının yörüngesinde dönerek, bir tek kendine hesap vererek yaşayabileceğini artık anlamıştı.
Sayfa 178