Kelebek

Kelebek
@kdilgerm
Yüzünüz, yalanın canlı bir simgesiydi! instagram.com/kardelennozbek?...
Puan vermedi·282 syf.·
2023 3. kitabı
YAŞIYORUM... Her gün bulunmak istediğiniz hayatta değil de bulunduğunuz hayatta an'da kalarak, kendi seçimleriniz ve düşüncelerinizle hareket ederek, sevgisiyle, hüznüyle, kabullenerek "yaşıyorum" bu hayatı diyor musunuz? Yoksa pişmanlıklar girdabında bir kara delik gibi içinize mi çekiliyorsunuz? Gitmek, yok olmak, var olmamak,  yaşamamak... Kitabın baş karakteri Nora Seed  sevgisizliği ve o sevgisizliğin getirdiği kayıpların acısıyla yaşamak istemediği bir anda intihara kalkışır ve kendini "Gece Yarısı Kütüphanesi" nde bulur. Hayatında yaşamak istediği bir çok olasılığı barındıran kitapların olduğu bu kütüphanede dilediği, hayalini kurduğu, pişmanlıklarını yaşadığı, keşke dediği, mutluluğu ve tüm hayatlarını yaşama şansını yakalıyor ve merakla bizi  içine sürüklüyor. Nora gibi  "Pişmanlıklar Kitabı'' nı elimize aldığımızda acaba ne tür pişmanlıklarımızla yüzleşir olurduk ?  Tam o esnada kitabı okumayı bıraktım, düşündüm... Bu hayatta hayalini kurduğum ve yaşamadığım bir çok şey olduğunu gördüm ve hayallerimi yaşamak için hiç bir şey yapmadığımı da gördüm. Hayatımızı yönlendiren biz miyiz yoksa sevdiklerimiz tarafından mı şekillendiriliyoruz. Okumak istediğimiz okul, yaşamak istediğimiz yer, iş, eş, mükemmel evlat, "Hayır" dediklerimiz, "Evet " demek zorunda kaldıklarımız, sürekli yaşadığımız her an için birilerini sorumlu tuttuğumuz bir hayatta hangi tercihler bize aitti? Yaşamı ne kadar kabulleniyorduk? Ölümü, sevgiyi... Bir sonraki anı düşünürek geçirdiğimiz her an, yaşadığımız şu anı ve fırsatları kaçırmamıza neden oluyor. Gökyüzünün sonsuz olduğunu, kendi tercihlerimize sadece kendimizin hesap verdiği mutlu ve ya mutsuz her şeyin öğretici olduğunu, sevginin iyileştirici gücüne inanmamız gerektiğini gördüğümüz de her şey olmamız gerekmediğini her şeyi
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·242 syf.·
2022 24. kitabı
"Bu hayat insanlığa adil davranıyor mu?(syf:10) Şüphesiz biliriz ki hayatın insanlığa sert vuruşları olmuştur. İnişli, çıkışlı vardır herkesin bir yarası, acısı,  unutulamayacak yaşanmışlıkları. Almak isteriz intikamı hayata karşı.. Kıştan Yaz' a da benim için intikamı ve merhameti sorgulattıran bir kitap oldu. Daha evvel bir film izlemiştim şöyle diyordu "kötü insanlara kötü şeyler yapmak bize iyi hissettir." Bu cümlenin ağırlığı altında vicdanımı bir kenara bırakıp intikamın gerekliliği hakkında savunmaya geçtim. Kitap polisiye bir roman. Başkomiser Zaim'in bir cinayete şahit olmasıyla başlıyor ve olayların ardı arkası kesilmiyor. Bir film gibi canlanıyor gözünüzde, sayfalar su gibi  akıyor. En sevdiğim yanı da karşılaştığım her karakterle bir tahmin de bulunup yanıldığımı görmek oldu.  Bazen kışın soğukluğunu ensenizde hisseder gibi oluyorsunuz, bir ürperti, merak salıyor her satırı. Bazen de tatlı bir tebessüme bırakıyor yerini. Başkarakterle güvenilir bir bağ kuruyor insan. Okurken  başkarakteri kovalıyor gibi hissettim kendimi. Gerçeği onun gibi merak ettim. Ardından koştum.. Kötü gerçekler bir intikamı nasıl haklı yapar bize gösteriyor.  Bir satırda şöyle diyordu;" Bazen insan yaşamak için istemediği şeylere katlanmak zorundadır.." Yaşamak ne acı, yaşamak ne yorucu dedim. Ama asıl korkunç olan hayatı yaşamamaktır.  Bazen Başkomiser Zaim oldum, bazen Ümran, bazen de küçük bir kız çocuğu... Karakterlerdeki bağ öyle samimi ki, olayın içindeymiş gibi hissettiriyor okuyucuya. Hiç tahmin etmediğim  bir şekilde bitti ve devamı  olacak olan " Yazdan Kış' a kitabını sabırsızlıkla bekliyorum.  Peki sizce geçmişin yaraları geleceğin intikamı mıdır ?
Kıştan Yaz'aSefirBey · Dorlion Yayınevi · 202232 okunma
Puan vermedi·256 syf.·
2022 19. kitabı
Sizin her gün yataktan kalkmanız için bir sebebiniz var mı? İçinizdeki ikigainizi keşfettiniz mi ? Bunca kalabalıktan her gün aynı koşuşturmacadan bunaldınız mı? Bir yeteneğiniz var ama bunu gerçekleştiremiyor musunuz? Sevmediğiniz bir işi mi yapıyorsunuz? Peki asıl soruyu kendinize sordunuz mu? Ben neyi seviyorum? Ben ne hissediyorum? Benim bu hayatta ki amacım ne ? Bunun gibi bir çok soruyla boğuşuyorsanız doğru yerdesiniz. İkigai sizi dilediğiniz yere götürecek. Kitabı elime alırken biraz tedirginlik ve garip bir heyecan  sardı içimi.  Okuyucuya bir çok soru yönelten ve 35 adımdan oluşan uygulama şeklinde ilerleyen bir kitap. Okurken sindire sindire ilerledim. Ve hiç bitmesin istedim, zaten insan kendini keşfederken acele eder mi hiç? Kendimi keşfederek ilerlemek veyahut yönlendirdiği uygulamalarla "zaten bunu hayatımda uyguluyormuşum" yada "gerçekten benim böyle bir şey  yapmaya ihtiyacım varmış"  dedirtti çoğu yerde. Bana yeni alışkanlıklar kazandırdı, ve bir çok şeyi daha net görmemi, gerçekleştirmemi sağladı. Elime tesadüfen aldığım ve okuduğum bu kitabın hayatımın baş rolünde yer alabileceğini hiç düşünmemiştim. Baş ucu kitabım olacak ve her daim yönlendirdiği uygulamalarıyla hayatımda sürekliliğini devam ettirecek.  Duygularımızı, düşüncelerimizi, eylemlerimizi, isteklerimizi, hayallerimizi, yeteneklerimizi, korkularımızı, harekete geçmemizi ve içimizdeki asıl olan bizi görmemizi sağlayan ve nasıl ilerleyebileceğimize dair rehber olan  bir kitap. Zamanda bir geri bir ileri yapacaksınız. Ama aslında hep ileriye yürüyeceksiniz. Ve asıl ilerleme konfor alanınızdan çıkıp bir seyahata gitmek, daha önce bulunmadığınız bir yerde bulunmak, tatmadığınız  tatları denemek, tanımadığınız insanlarla ilk sohbeti başlatmak, ufacık bir tebessümle günü güzelleştirmek, iltifat
Ikigai Uygulama RehberiFrancesc Miralles · İndigo Kitap Yayınevi · 20194,014 okunma
Puan vermedi·134 syf.·
2022 14. kitabı
"Aralık" film tadında bir kitap oldu benim için.  Okurken duygu geçişlerini, çaresizliği, öfkeyi, hüznü, kaderin kabullenişliğini, aşkı ve en  çokta sabrı gözler önüne sererek geçiriyor. Bazen hiç ummadığımız anda öyle kötü anlar yaşarız ki ve bu kötülüğü bize yaşattıranların da kötülüğe maruz kalması bizleri iyi hissettirir.  Kitap bize intikamın sabırla ilerleyin sürecini gösteriyor. Refik Alas karakterini ve işini etik çerçevede yürüten  bir gazeteci. Yaptığı bir haber sonucu çalıştığı Holding'in patronu tarafından tehdit edilir. Tehditler sonucu  ailesi ile birlikte  ölümle yüzleşir, ve çekirdek aileden kalan tek  çocuk Yiğit olur.  Büyür babası ve adı gibi yiğit,  karakterli gerçeklerin peşinden koşan bir gazeteci olur.  Hiçbir haksızlığa tahammül edemeyen Yiğit ailesine yapılan bu haksızlığı gün yüzüne çıkarmak ister. Bir satırda şöyle diyordu; "Sabır. Çok önemli bir olgu! Sabretmeye çalıştığımız  şeylerin verdiği o hissiyat bizi biraz daha sabretmeye teşvik ediyor" Öyle acılar vardır ki önce sabrı öğretir. Sonra yüzleşmeyi.. Yiğit yaşadığı duygularla bize tüm gerçekleri hissettiriyor. Bazı satırlar hüznü getirdiği gibi bazı satırlar tebessüm ettiriyor. Yiğit karşılaştığı bu zorlu süreçte ne tür fedakarlıklarda  bulunacak nelere maruz kalacak acaba İntikamını alabilecek mi? Aldığı kararlar hayatında neleri etkileyecek,  merak dolu satırlar bizlerle..
AralıkMetehan Asaf Çabuk · Luna Yayınları · 202159 okunma
Puan vermedi·140 syf.·
2022 13. kitabı
Deniz ekmek kapısı, deniz hayat, deniz sevgili, deniz zalim, deniz suskun, deniz sevecen, deniz öfkeli. Bazen acından öldürür balıkçıyı, bazen de verdikçe verir. (Syf13)  Ege kıyılarında esen meltem rüzgarlarını,  hissedermiş gibi okuyacağınız bir kitap. Denizcilikle uğraşan Mustafa'nın ekmek teknesinidir deniz. Aynı zamanda  evlat acısı da denizden, hüznü de denizden hatta mutluluğu da denizden alır. Göç ve göçmenliğin konu alındığı bu kitapta ülkemizde geçen toplumsal sorunların, mültecilerin hayatını, acılarını ve çoğu şeyi bize sorgulattırarak gösteriyor. Her şey bir bottan kurtulan bebekle başlıyor.  Kitapta bir yunus kurtulan  bebeği Mustafının teknesine doğru sürüklüyor, şaşkınlık, sevinç,  hüzün tüm duyguları beraberinde getiriyor. Zaten daha önceden  denizde bir  çocuğunu kaybetmiş olan  Mustafa, eşi Mesude ile  bu mucize eseri kurtulan bebeği yaşatmaya,  kasaba halkından gizli bir şekilde bakmaya karar verirler. Yaşamın o acımasızlığı, çaresizlik bazen yapmak istemeyeceğiniz şeyler yaptırır insana. Bazen bazılarının hüznü başkalarının sevinci olur,  ama aynı zamanda kurtuluşta olur. Kitabınn son satırları şöyle bitiyor: "İki kadın tek kelime edemeden her şeyi konuşmuşlardı." Halden anlamak aynı dili paylaşmak değil miydi?  Bazen bir bakış, aynı hüznün acılarını anlatmaya yetiyordu. Kaderin neler getirip götüreceği belli olmayan bu hayatta her şey anlaşılmaktan geçmiyor muydu zaten. Acılardır insanı bir araya getiren. Acının bir araya getirdiği insanları okuyacağınız bu kitapta ders verdiren bir anlatımla bizlerle..
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,7bin okunma