Mustafa Kemal bir tatlı su Türk’ü değil, hür fikirli bir Türk devrimcisi idi. Fes ve şapka demek, medeniyet demek olmadığını pek iyi bildiğine şüphe yoktu. Fakat başlık değiştirmenin din ve iman değiştirme olduğu gibi batıl inanışlara saplanan ve mıhlanan bir kafaya, hiçbir ileri tefekkür ışığı vurmayacağını da bilirdi. Asıl mesele kafanın içindeki batıl inanışları söküp atmakta idi. Bu başlık değil, baş davası idi.
... ve aslında sizler, bizlerin efendileri olan sizler bizlerden daha fazla kölesiniz. Sizlerin ruhlarınız köle, bizlerin ise yalnızca bedenlerimiz. Sizler önyargılarınızın, alışkanlıklarınızın boyunduruğundan, sizi manen öldürmüş olan boyunduruktan, kurtulamazsınız. Bizim iç özgürlüğümüze hiçbir şey engel olamaz. Bizi zehirlemek için kullandığınız zehir, bilincimize istemeden akıttığınız panzehirden çok daha güçsüzdür.