düşünceler kafanıza üşüşmeyi sürdürecektir, ama onları bir kenara itmeye çalışın. iki seçeneğiniz var: Ya zihninizi denetleyeceksiniz ya da zihninizin sizi denetle mesine izin vereceksiniz. ikincisine alışkınsınız zaten, korkular, nevrozlar, güvensizlikler içinde savrulup gidi yorsunuz, çünkü hepimizin kendi kendini yok etme eğili mi var.
oysa müzik onu başka yerlere götürüyordu: kafanı boşalt, herhangi bir şey düşünme, yalnızca VAR OL. veronika kendini bıraktı, gözünü güle dikti, kim olduğunu gördü, gördüğü hoşuna gitti, çok aceleci davrandığı için pişmanlık hissetti yalnızca.