belgin

Her kapı gıcırtısından çocuklar dökülürdü, ne çirkin Ne çirkin, gövdemde ince bir zırh yara kabuklarından Derken hüzün!
Reklam
Kadını bir gürültüye sapladılar Evler tıkırtıydı, tıkırtıydı, tıkırtı Yaşamak bir tıkırtıydı aldırmadılar Kadın. Kadını bir dilime katık ettiler
Dinsin sen soyundukça geceye karışan hüzün Dinsin dinsin benim çağdaş olmayan iğrenç yüzüm
Benim En sağlam en dağınık ellerim Sabahı nasıl tetikte bekliyorum Şafakla damar damara seviştiğini görmek için bilgeliğin
Ve gecenin uzun ağzı sulardı saksıları Ve hala ay dağınık saçlara benzer oralarda Serçelerin ayaklarına bağladığı karanlık Kimseyi çağıramaz kendi adıyla
Reklam