İlişkinin özgül yanlarından biri zıt tutumların birbirini izlemesinde yatmaktadır: Zaman zaman ve anlık olarak partnere değer verilir, komplimanlar yapılır, sonra da, çoğu zaman, tersine, eleştirilir, aşağılanır. Bu durum değer verme anlarını daha da değerli kılar ve kurban, kendisine bakıldığını, sevildiğini, teselli edildiğini hissettiği bu anları bekleyerek kalır. Baştan çıkarma evresi, buna hedef olan kadın açısından o kadar hoştur ki, uyuşturucu müptelalarının bağımlı oldukları nesneler karşısında başlangıçta hissettikleri (sonra ise bu duyumları yeniden yaşayabilmek için sürekli yeniden başladıkları) ''balayı''yla kıyaslanabilir.
İlişki, incelikli bir dozda yaşanan bu gitgellerden ''beslenir.''
Yaralı çocuk ile megaloman despotu iç içe sokan mizacıyla, yenilgiyi aklına bile getirmez; hele ki bozgunu hiç. Aşağı yukarı her şeye inandıracak kadar usta bir oyuncudur. Dolayısıyla ayrılık partneri açısından çetin bir an olacaktır.
Kendi ''sevgisizliğini'' inkara kadar gidebilir, ''onu sevdiğini'' (onun ağzında büyük bir laftır) söylemeye devam edebilir, oysa ki yerine geçmeye layık birini çoktan bulmuştur: '' Seni hala seviyorum, ama artık gerçekten de mümkün değil şu haline bir bak! Seni terk etmek zorundayım.''
yük ''bindiren'' bir kadın; aşka takıntılı olan, ilişki ona zarar verse bile asla koparamayan ya da öteki ortada olmadığında, tıpkı uyuşturucu bulamayan biri gibi akıldışı bir eksiklik hisseden bir kadın; öteki olmadan kendini gereksiz ya da ''boş'' hisseden bir kadın: Bu kadın hiç kuşkusuz sapkın bir manipülatörün kollarına düşmeye hazırdır.