• Demirtaş Ceyhun'u hiç tanımıyorken Aziz Nesin hakkında yazdığı bu anı-deneme kitabı görünce bi an önce edinip okumaya başladım. Demirtaş Ceyhun; bu kitapta Aziz Nesin ile tanışmasını, daha sonra ki dostluklarını, kısa adı TYS olan ve Aziz Nesin'in büyük desteğiyle kurulan Türkiye Yazarlar Sendikası'nda yaşananları, daha sonra burada Aziz Nesin ile birlikte yönetim kadrosunda birlikte yer almasını giden yolu, Aziz Nesin'in vatanımızda ve yurtdışında yaşadığı bazı trajikomik anektodlarına, siyasi duruşlarına, bazı davalarının sürecinde yaşadıklarına, dönemin diğer ünlü ve önemli yazarları (bkz: Orhan Kemal) ile ilişkilerine ve Aziz Nesin'in kişilik özellikerine yer vermiş.

    Kitap bana beklediğimin tam tersine okurken çok eğlendirdi. Ayrıca Aziz Nesin gibi büyük hayranlık duyduğum birini daha yakından tanıma şerefine nail oldum. Yazıya aktardıkları kadar, yazıya aktaramadığı günlük konuşmaları ve yaşadıkları da bir o kadar öğretici ve mizah yüklü ki...
    İyi ki yaşadınız Aziz Nesin, Demirtaş Ceyhun, Orhan Kemal, Kemal Tahir ve Nazım Hikmet gibi kendini topluma adamış siz ey gerçek sanatçılar.
    İyi ki farkettim, iyi ki tanıdım iyi ki okudum sizleri.
  • Üniversite öğrenimi yapmak Anayasa'nın verdiği bir haktır. Ögrenci olarak devrimci mücadeleye katılmak ise Mustafa Kemal'in bize yüklediği bir görevdir. Dünyanın bütün gericileri bir araya gelseler bu hakkımızı ve görevimizi elimizden almayacaklardır.
  • İnsan bir kere tek başına kalmaya görsün! Nerde olsa tek başınadır. Meydan savaşlarında bile...
  • Sigara içmiyorum. Ama Şarap dozun da..🍷💖
    SİZ SİGARA İÇTİKÇE, SİGARA SİZİ YİYECEK

    Tarık Akan'ın sigara yüzünden ölüme sürüklenmiş olması, aklıma sigaradan ölen kimi edebiyatçılarımızı getirdi. Sigarayı çok sevenleri... Bütün fotoğraflarında sigara içiyor olanları...
    Fazıl Hüsnü Dağlarca içkiciydi ama sigara içmezdi. Subaylığında kendisine bedava verilen sigaraları, arkadaşı Cahit Sıtkı'ya götürdüğünü anlatmıştı bir keresinde.
    Yetmişli yılların ilk yarısında yitirdiğimiz Kemal Tahir, vaktiyle çok sigara içenlerden biriymiş. Akciğerlerinden ameliyat geçirince artık yasaklanmıştı doğal olarak. Ama üstat sigarayı çok özlermiş. Hulki Aktunç, onu tahrik etmemek için yanında sigara içilmediğini söylerdi.
    Necatigil Hoca da, sigarasız fotoğraf vermeyenlerdendi! Üstadın bu tutkusu, yaşamdan erken ayrılmasına neden olacaktı.
    Metin Eloğlu da sigara tutkusunun bedelini yaşamıyla ödeyen ağabeylerimizden biri oldu, ne yazık!
    Salah Birsel, yaşlılık günlerine kadar içtiği sigaranın Bostancı'dan Uludağ'a kadar uzandığını hesaplayınca dehşete kapılmış ve son yıllarında bırakmıştı.
    Atilla Özkırımlı da günde iki paketin altına düşmeyen sigara kurbanlarından biri oldu!
    Muzaffer Buyrukçu, Birinci sigarasının tutsağıydı adeta! Akciğerlerine zarar verinceye dek sürdürdü bu kör tutkuyu. Yeleğinin cebinden paketini çıkarıp bir sigara yakışı şimdi gibi gözlerimin önünde.
    Şükran Kurdadul yasemin ağızlıkla içerdi Bafra sigarasını ki, ağaç zehrini emsin... Tabii kâr etmedi! Hekimler yasaklayınca, nice özlemini duysa da, içemedi. Kadıköy vapurunun güvertesinde, yanında sigara içen arkadaşına şöyle diyecekti bir gün: "Dumanını bana doğru üflesene! Kokusunu özlemişim..."
    Karikatürist Ferruh Doğan'ın erken vedasının altında da sigara alışkanlığı yatıyordu diye anımsıyorum.
    Cemal Süreya, sigarasını vaktinde söndürmesini bilenlerdendi. Günlüğünün bir yerinde şöyle yazar: "Sigaraya geç başladım. İçkiden de sonra. İlk sigarayı otuz iki yaşımda içtim... Ama başladıktan bir ay sonra günde iki pakete yükselttim. Birkaç kez de bıraktım. İlki, üç yıl sürdü. Öbürleri üç günle iki ay arasında başarısız deneyler. O üç yıllık deney benim için çok önemli. Bir iki aylığına sigarayı her zaman bırakabilirim. İşi yıllara vurmaya gelince orada başka bir durum ortaya çıkıyor. Sigara bir değer olarak kalıyor sizde. Aradan on yıl da geçse hiç içmemiş duruma gelemiyorsunuz. Başlangıçtaki o zararlı fazlalık, bu kez de sayrılı bir eksiklik duygusuna dönüşüyor. Bırakma mücadelesinin tersi bir mücadele bu. Üstelik yeniden başlamada bir sağlık söz konusu değildir. Hiç değilse o kadar ağır basmaz. Boğazınızda kurumasını özlediğiniz bir ıslaklık vardır.
    "Çok sigara içen kişinin tek işi vardır: Sigara içmek!"
    Cemal Süreya'nın sigara türlerini nitelemesi de tam ona özgü bir hoşlukta:
    "Yolculuk sigarası, Yeni Harman. Zehrini güzelce ve harbi öngören Bafra. Siyasal içerikli Birinci. Henüz on yedisinde Bahar. Döklüm döşek Yenice. Güllüm kuşak Gelincik. Kozmopolit ve kentsoylu Hisar. Ürkünç Kulüp. Serin Çamlıca. Gömleğinin manşeti bir karış Sipahi. Dut ağacı Maltepe. Hayın Samsun." (Samsun'da bir gönderme olduğu kesin!)
    Üstat adeta sigara üzerine küçük bir deneme yazmış o gün. Yazı uzayıp gidiyor. Ama bunca sözü boşuna söylemiyor elbet: Sonunda, "Pislik bu!" diyerek, sigarayı bırakmak gerektiğine kendini inandırıyor...
    Onun sigarayı bıraktığı günlerde ben içiyordum. Akıl vermeleri sevmeyen Cemal Süreya'nın, sadece "azalt" diyen sesi hâlâ kulaklarımda...
    Ustanın bu önerisine bir kez uymadım: Onun cenaze günü!
    Bu kez de Tarık Dursun K. müdahale etti: "Necati çok içmiyor musun?"
    Gözlerim nemli, yanıtlamıştım: "Ama bugün Cemal abi öldü!"
    Daha bir şey dememişti Tarık Dursun K.
    Sonra da Nermin Kakınç yaşamdan kopacak, Tarık abi, bıraktığı sigaraya yeniden başlayacaktı! Ölünceye kadar...
  • “Çürüdük hepimiz... Çürüdüğümüzün farkına varmadan çürüdük!”
  • “Herifi ateşe sal... Uğruna en korkunç ölümü göze aldığı kapatmasına yüreğini boz! Hayır, adam değiliz biz... Adamlık ne kadar uzak bizden...”
  • “İnsan, dünyada bir türlü izah edemeyeceği ne münasebetsizlikler yapıyor.
    Galile, dünyanın döndüğünü anlatamadı. Hem Galile’yi, hem de ona inanmayanları son derece iyi anlıyorum. Bana daima, eski insanlar birçok mühim şeyler daha keşfetmişler de, mütemadi muharebeler neticesinde bunlar zayi olmuş gibi gelir. İnsanlığa karşı duyduğum uçsuz bucaksız merhamet galiba bundan...”